DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDAN ÇOCUK ÇEVRE AKTİVİSTLERİ

Bir değişim yaratmaya giden yolda ilk adımın her zaman için farkındalık olduğuna inanıyoruz. Farkındalığa umut etmek eşlik ediyor, hayal edilen değişimi gerçek kılmak içinse aksiyon almak, olmazsa olmaz. İşte onlar hem bu farkındalığa hem de umut dolu hayallere sahipler; aynı zamanda da, seslerini daha fazla insana duyurmak için çaba sarf ediyor ve istedikleri değişimi yaratmak adına harekete geçmeyi seçiyorlar. Her birinin, ilhamla dolacağınız sayısız konuşmaları ve çalışmaları var. Hazır 22 Nisan Dünya Günü'nü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çoçuk Bayramı'nı yeni kutlamışken, sizleri dünyanın dört bir yanından çocuk çevre aktivistleriyle buluşturmak ve hep birlikte içimizi umutla doldurmak istedik.

Çocuk, doğa ve farkındalık – ne güzel bir üçlü değil mi? Bazılarının isimlerini iyi biliyoruz, bazılarının gerçekleştirdiği ilham verici çalışmalardansa henüz haberimiz yok; ancak dünya, kolektif anlamda doğaya saygılı bir yaşam şeklini mümkün kılmak için aksiyon alan, farkındalık sahibi çocuklarla dolu. Bu isimler arasından birçoğumuz için en tanıdık olanıysa, Greta Thunberg şüphesiz. Stockholm’deki İsveç Parlamento Binası önünde, cuma günleri tek başına yaptığı iklim krizi grevi ve ardından Birleşmiş Milletler tarafından düzenlenen İklim Zirvesi’nde yaptığı coşkulu konuşmasıyla hayatlarımıza dahil olan Greta, iklim değişikliği konusunda bilinç yaratmak üzerine yaptığı çalışmalarına devam ediyor.

Greta Thunberg’i daha yakından tanımak isterseniz,bu yazımızı okuyabilirsiniz.

 

Türkiye’de iklim kriziyle ilgili çağrıları ve grevleriyle tanıdığımız en aktif isimlerden biriyse, 12 yaşındaki Atlas Sarrafoğlu. İklim konusunda farkındalık yaratmak için harekete ilk olarak Greta Thunberg’in geçtiğimiz yıl 15 Mart tarihi için yaptığı eylem çağrısıyla başlayan Atlas, Greta için:Greta benim için özgürlük ve umut demek.”diyor. Atlas aynı zamanda, Thunberg’den de aldığı ilhamla, tüm çocukları 15 Mart 2019 tarihinde Bebek Parkı’nda çocuk protestosu yapmaya davet etmiş ve 500 kişilik bir harekete liderlik etmişti. Atlas’ın, atmosferdeki sera gazı artışından Kuzey Kutbu’ndaki buzulların erimesine ve tüm bunların beraberinde getirdiği sonuçlara dair farkındalığının yanı sıra; gelecek nesillere güzel bir miras bırakmak için hala zamanımız olduğunu ifade ederkenki umudu da bizi ilhamla dolduruyor. Şu cümleleriyle ise, doğaya olan sevgisini en içten ve samimi şekilde ifade ettiğini görüyoruz: “Penguenleri ve kutup hayvanlarını çok seviyorum. Buzulların eridiğini öğrenince çok üzüldüm. Adaların deniz seviyesinin altında kaldığını öğrenince de üzüldüm. Daha önce bir fotoğraf görmüştüm. Dört çubuğun üzerinde tahta bir ev vardı, toprak ve tarım yapabilecekleri alan yoktu. Hepsi deniz seviyesinin altında kalmış. Bundan çok etkilendim. Çevre konusuna ilgim arttı.”

 

9 yaşındaki iklim aktivisti Rüya Aygüneş’i geçtiğimiz yıl, 20 Eylül Küresel İklim Grevi’nin ardından Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a yazdığı mektupla tanıyoruz. Mektubunda iklim krizinin okullarda ders olarak okutulması gerektiğinin altını çizen Rüya, şu noktalara da parmak basıyor: “Bizim her zaman yaptığımız araba kullanmak, doğalgaz kullanmak ve kömür yakmak gibi şeyler dünyaya sera gazı, metan gazı ve karbondioksit salıyor. Bunun sonucunda dünya ısınıyor. Isınma sonucunda tarım alanlarında su azalıyor, kuraklık oluşuyor ve buzullar çok hızlı eriyor. Hortum gibi şeylerin çıkmayacağı yerlerde hortum gibi şeyler ortaya çıkıyor. Yani doğal afet değil, doğal insan afeti ortaya çıkıyor.”Bu konuda bir değişim yaratmak üzere Açık Radyo’da konuşan, “Sen iklimin resmini çizebilir misin Greta?” adlı kampanyayı başlatan, iklim kriziyle ilgili sunumlar hazırlayıp okulunda sunan ve Bebek Parkı’ndaki eyleme katılan Rüya’nın mektubunun son cümlesiyse oldukça etkileyici: “Dünya yok olmuyor, biz yok ediyoruz ve yok oluyoruz.”

Geçtiğimiz yıl Bebek Parkı’ndaki iklim grevine katılan bir diğer isimse Deniz Çevikus. İklim kriziyle ilgili yaşadığı ilk farkındalık anı, Kuzey Amerika’da donan bir fokun fotoğrafını görmesiyle oluyor. Deniz’in en çok üstünde durduğu noktaysa, iklim krizinin yaratılmasında hiçbir rolü olmamalarına rağmen, ondan olumsuz olarak en çok etkilenenler arasında hayvanların ve gelişmemiş ülkelerin olması. Deniz Çevikus’u aynı zamanda her cuma önce okulunun bahçesinde, sonra da İstanbul sokaklarında yaptığı grevlerden tanıyoruz. Pankartlarından birinde yazdığı şu cümlelerden biz çok etkilendik: “İklim krizinin farkında mısınız? İsterseniz anlatabilirim.”Deniz, bu pankartı tutmaya başlamasıyla birlikte pek çok insanın yanına gelip, hayatlarında bireysel olarak ne gibi değişiklikler yapabileceğini ona sorduğunu söylüyor. Belki de buradan alacağımız ders şu olabilir: Evet, iklim kriziyle ilgili dünya olarak şu anda bulunduğumuz durumla ilgili bilgileri edinmek ve paylaşmak çok önemli, ama bir değişim yaratmak için bize rehber olabilecek figürlere de ihtiyaç duyuyoruz. Sadece bilgi paylaşımı, aksiyon almak için yeterli değil. Çevremizle esas paylaşmamız gereken, konuyla ilgili günlük hayatlarımızda yapabileceklerimiz ve sonrasındaki deneyimlerimiz.

 

Biraz da diğer ülkelerdeki ilham verici çocuk aktivistleri tanıyalım. Örneğin, Luisa Neubauer; Almanya’nın Greta’sı olarak tanınıyor. 20’li yaşlarında olan Luisa; etki alanı oldukça geniş olan çeşitli iklim örgütleriyle birlikte çalışıyor, büyük iklim yürüyüşlerine liderlik ediyor, iklim değişikliğinin insan yapımıolduğunu her fırsatta vurguladığı konuşmalarıyla çevresindekileri harekete geçmeye davet ediyor. Luisa’yla aynı yaşlarda olan Brianna Fruean ise Samoalı bir aktivist. 11 yaşında 350.org’un kurucu üyelerinden biri olan Brianna, Future Rush ile birlikte okullardan çeşitli organizasyonlara sayısız projeye imza atmanın yanı sıra; 16 yaşına geldiğinde çevre aktivisti kimliğiyle Commonwealth Gençlik Ödülü’ne layık görülüyor.

 

Aditya Mukarji’yse iklim kriziyle olan mücadelesini Hindistan üzerinden sürdürmeye devam eden bir çocuk çevre aktivisti. Onu 2018’in başında, plastik pipet kullanımına karşı başlattığı ve büyük ses getiren kampanyasıyla da tanıyor olabilirsiniz. Her şey 13 yaşında, çevresindeki cafe ve restoranlara birer birer giderek, onlardan daha fazla plastik pipet kullanmamalarını rica etmeye karar vermesiyle başlıyor. Aditya, ziyaret ettiği cafe ve restoran işletmecilerini plastik pipetlerin doğaya olan zararları konusunda bilgilendiriyor ve onları doğaya saygılı alternatifler kullanmaya ikna ediyor.5 ay gibi kısa bir süre içerisinde, Yeni Delhi’deki birçok restoran ve oteldeki 500 bin plastik pipet böylece kaldırılıyor desek, inanır mısınız? Evet, bu yalnızca tek bir kişinin yarattığı bir değişim!

 

İngiltere, Hampshire'de Ella ve Caitlin McEwan kardeşlerin Change.org'da plastik kirliliğine karşı başlattığı imza kampanyasından da ayrıca bahsetmeliyiz. İki kardeş, fast food restoranlarından çocuk menüleriyle birlikte verdikleri oyuncakların plastik olmamasına dikkat etmelerini rica ediyor ve bu oyuncakların sürdürülebilir materyallerle üretilen alternatifleriyle değiştirilmesi yönünde çağrıda bulunuyor. Şöyle söylüyorlar: "Çevreyi düşünün. Çocuk menülerinizle birlikte plastik oyuncak vermeyin. Çocuklar bu oyuncaklarla sadece birkaç dakika oynuyor. Sonra atılan bu oyuncaklar hayvanlara zarar veriyor, denizleri kirletiyor." Ne oluyor dersiniz? İnternet üzerinden imzaya açtıkları dilekçe yarım milyondan fazla kişiden destek alıyor. Burger King, 2020’den itibaren tamamen sürdürülebilir oyuncak çözümleri sunmak üzere çalıştığını; McDonald’s ise plastik oyuncaklar yerine kitaplar, kutu oyunları gibi seçeneklerle ilerleyeceklerini açıklıyor.

Bu örnekleri daha çoğaltmak mümkün. Dünyada iklim krizinin getirilerinin farkında olan ve bu konuda bir değişim yaratmak isteyen öyle çok ilham verici çocuk aktivist var ki. Ve görüyorsunuz, hepsi çok başarılılar yolculuklarında. Çünkü istersek, değişim mümkün. Bir kişinin bile etki alanı yadsınamayacak kadar fazla. Öyleyse ne duruyoruz, bugünden başlayalım!

Yazan: İrem Bali

Yorum yaz (tüm alanlar zorunludur)

Yorumlar editör onayının ardından yayınlanacaktır.

Turkish