DÜNYADA İKLİM HAREKETİNİN SEMBOLÜ: GRETA THUNBERG

 

Kimimiz onu kısa zaman önce, Birleşmiş Milletler tarafından düzenlenen İklim Zirvesi’nde yaptığı coşkulu konuşmasıyla tanıdı, kimimiz ise geçtiğimiz sene Stockholm’deki İsveç parlamento binası önünde, cuma günleri, tek başına yaptığı iklim krizi grevi aracılığıyla adını zaten duymuştu. Evet, iklim krizi konusunda dile getirdikleriyle dünyada yankı uyandıran 16 yaşındaki İsveçli aktivist Greta Thunberg’den bahsediyoruz. Kaçımız onu yakından tanıyoruz? Gelin, hep birlikte Greta’nın çocukluğundan başlayarak bugününe uzanan hikayesine kulak verelim.

Tam adı Greta Tintin Eleonora Ernman Thunberg. Kendisi 16 yaşında, İsveçli genç bir aktivist. Çoğumuz onu özellikle son yıllardaki iklim değişikliği üzerine yaptığı hareketler ile tanıyoruz. Time dergisi tarafından 2018’in en etkili 25 gencinden biri seçilen ve Norveç parlamentosunun üç üyesi tarafından Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilmesi istenen Greta, her cuma günü okulu boykot ederek Stockholm, İsveç Parlamentosu’nun önünde yaptığı eylemlerde başlangıçta tek başınaydı. Zaman geçtikçe Greta’dan aldıkları ilhamla iklim için bir araya gelenlerin sayısı arttı, bu değerli hareket İsveç sınırlarını aşarak bu yıl, dünyanın dört bir yanından 1.4 milyon öğrencinin katılımıyla gerçekleşen büyük çaplı bir eylemi beraberinde getirdi.

Aslında Greta’nın iklim değişikliği olgusuyla ilk olarak karşılaşması 8 yaşına kadar uzanıyor. Gezegeninin vahim durumu karşısında kayda değer hiçbir planın uygulamaya geçmediği gerçeğiyle yüzleşen Greta, 11 yaşındayken depresyona giriyor. Yemek yememeye başlıyor, etrafındakilerle konuşmayı bırakıyor. Ve sonrasında Greta’ya Asperger sendromu, obsesif kompulsif bozukluk ve selektif mutizm (seçici konuşmamazlık) tanısı konuyor. Bir diğer deyişle, Greta yalnızca ihtiyaç duyduğu zamanlarda konuşmaya başlıyor. Söylediğine göre, onun için “şimdi bu anlardan biri”!

“Asperger sendromuna sahip olmasaydım bu krizi anlayamazdım”diyen Greta, bunun doğaya yapılan tahribat ve iklime olanların farkına varmasında olumlu etkisi olduğunu söylüyor. “Normal insanlarda zihinsel uyumsuzluk bulunur” diye ekleyen Greta, kendi gibi otistik spektrum bozukluğuna sahip olan insanlarda bu durumun tam tersine işlediğini; örneğin, iklim değişikliğinin çok önemli olduğunu söyleyip bununla ilgili hiçbir şey yapmamanın onun doğasına aykırı olduğunun altını çiziyor.

Greta, ailesinin karbon ayak izini azaltmak amacıyla vegan olmaları ve uçak ile seyahat etmemeleri konusunda ısrarcı davrandığını “Onlara geleceğimizi çaldıklarını söylemeye devam ettim”sözleriyle ifade ediyor. Greta’nın bir opera şarkıcısı olan annesi, kızının isteği doğrultusunda uluslararası etkinliklerde konuşma davetlerini geri çevirerek hiçbir yere uçmuyor.

Greta, dünya liderlerine seslendiği ilk konuşmasını 15 yaşındayken, Polonya’nın Katowice kentinde yapılan İklim Zirvesi’nde gerçekleştirdi diyebiliriz. Büyük bir açık sözlülükle dile getirdiği ifadelerde, birkaç kişinin lüks içerisinde yaşaması uğrunda biyosferin feda edildiğini söyleyen Greta kendini, “Çocuklarınızı her şeyden çok sevdiğinizi söylüyorsunuz ama böyle olmasına rağmen onların gözleri önünde geleceğini çalıyorsunuz” diyerek ifade etti.

Greta, iklim adaleti ve yaşayan bir gezegen için harekete geçen, fazlasıyla duyarlı ve bilinçli bir doğa aktivisti. Kendisi ve konuşmalarından geçtiğimiz yıldan beri ilham alıyorduk ancak özellikle bu yıl, İngiltere’den açıldığı sıfır karbondioksit salınımlı yelkenliyle Atlantik Okyanusu’nu geçerek New York’a ulaşması ve burada katıldığı İklim Zirvesi’nde yaptığı duygusal konuşması, Greta’ya duyduğumuz hayranlığın katlanarak artmasını sağladı diyebiliriz.

Sizleri, Greta’nın bu konuşmada dile getirdikleriyle başbaşa bırakarak yazımızı sonlandırıyoruz:Benim burada olmamam gerek, okyanusun ötesinde okulda olmam gerek. Sizler ne cesaretle bizden umut bekliyorsunuz? Boş sözlerinizle çocukluğumu ve hayallerimi çaldınız. Ben yine de şanslı çocuklardan biriyim. İnsanlar ölüyor, ekosistemimiz çöküyor, kitlesel yok oluşla karşı karşıyayız ama siz sadece para ve ekonomik büyümelerinizden bahsediyorsunuz. Bu ne cesaret!

Yazan: İrem Bali

Yorum yaz (all fields required)

Yorumlar editör onayının ardından yayınlanacaktır.