DAĞLARIN DÜNYASINI DAHA YAKINDAN TANIMAK

Doğa ile ilgili farkındalık yaratmayı hedefleyen çeşitli özel günler arasında çoğunlukla geri planda kalan, pek hatırlanmayan veya atlanan bir gün var: Dünya Dağ Günü. Oysa dağlar sürdürülebilir bir çevrenin temelini oluşturuyor ve aslında doğa ile ilgili yüksek farkındalığa sahip olan bizlerin bile dağlar ile ilgili bilmediği çok şey var. Öyleyse gelin, 11 Aralık Dünya Dağ Günü’nü fırsat bilelim ve dağların dünyasını daha yakından tanıyalım.

Bu yıl, Uluslararası Dağ Günü’nün kutlandığı 18. yıl. Birleşmiş Milletlerin Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından 2002 yılından beri her yıl farklı bir temayla kutlanan bu günün başlıca amacı, dağların gezegen için önemi konusunda farkındalık yaratmak, evi dağlar olan canlıların veya geçimini dağlar sayesinde sağlayan insanların yaşadığı sorunlara dikkatleri çekmek. Bir SuCo Blog okuru olarak eminiz siz de dağdaki canlı yaşamını korumanın ve geliştirmenin öneminin farkındasınız, peki sebeplerine yeterince aşina mısınız?

Bugüne kadar, Uluslararası Dağ Günü çok çeşitli temalarla kutlandı: dağ tarımı, daha iyi bir geçim için dağ kaynaklı ürünlerin desteklenmesi, dağ kültürleri... Bu özel günün 2019 teması “Gençlik için Dağlar”dı ve dağların korunmasının başta kırsalda yaşayan gençlerin geleceği olmak üzere tüm gençliğin geleceğini ilgilendirdiğine dikkat çekmekti. Bu yılın teması ise dağların biyoçeşitliliğine odaklanıyor.

Dünyanın kara bölgesinin dörtte biri dağlardan oluşuyor ve dağlar binlerce canlı türüne, dolayısıyla muazzam bir biyoçeşitliliğe ev sahipliği yapıyor. Ender bulunan mantarlar, çam ağaçları, serviler, yabani adaçayı ve kekik gibi bitkiler; böğürtlen, yabani kızılcık, kuşburnu gibi yabani meyve türleri, dağ keçileri, kurtlar, yılanlar, yırtıcı kuşlar... Üstelik dağlar aynı zamanda eşsiz birer doğal kaynak niteliği taşıyorlar. BM verileri dağların içilebilir temiz suyun %70’ini sağladığını oraya koyuyor. Bir yandan, dağlarda yaklaşık 1 milyar insan yaşıyor, dünya nüfusunun 7’de biri. Dağlardan sağlanan temiz su pek çok tarımsal alanda çiftçiler tarafından da kullanılıyor; bu yüzden dağlar, tarım, hayvancılık ve ekosistemin yenilenmesinde en büyük pay sahibi.

Istranca Dağları | Fotoğraf: Pencere TV

 

Türkiye'de DAYKO (Doğal Yaşamı Koruma Vakfı) bu konuyla ilgili çalışmalar yürütüyor ve güzel haber, kendilerine gönüllü olarak destek vermek mümkün. Nasıl mı? Doğal yaşamın yok olma tehlikesine karşı toplumsal bilinci geliştirmeye yönelik faaliyet ve etkinliklere destek verebilir, katılım sağlayabilirsiniz; bu tip etkinliklerin organizasyonu ile ilgili bulunduğuuz bölgedeki DAYKO Temsilciliği ile iletişime geçebilirsiniz. Çalışmalara kaynak yaratmak üzere araştırmalar yapabilir, harekete geçebilirsiniz. Doğal alanlarda bizzat gözlemlediğiniz tahribatları veya yanlış uygulamaları vakfa bildirebilir, vakfın daha geniş kitlelerce bilinirliğini artırmak için sosyal medya konusunda destek verebilirsiniz. Önce siz DAYKO Vakfı’nın yayınlarını izleyip okuyarak bilginizi artırabilir ve sonra tabii, çevrenizdekilerle öğrendiklerinizi paylaşarak, onları gönüllü olabilecekleri konusunda bilgilendirebilirsiniz.

Aynı zamanda, bir gönüllü olmanın da ötesine geçerek DAYKO temsilcisi olabilirsiniz. Bir temsilci olmak ile ilgili detayları buradan (DAYKO Temsilcileri Ne Yapar?) ve buradan (Nasıl Temsilci Olunur?) inceleyebilirsiniz.

Son olarak, DAYKO Vakfı’nın da başlıca çalışma alanları arasında olan Istranca Dağları’nı daha yakından tanımaya ne dersiniz? Birçoğumuzun yalnızca Kırklareli sınırları içinde kaldığını veya “Yıldız Dağları” adıyla da anıldığını bildiği Istranca Dağları, örneğin Karadeniz ile Ege Denizi'ne dökülen akarsular arasında bir su bölümü çizgisini oluşturuyor. Revze, Efendi, Çavuş, Bulanık, Pabuç, Kazan, Elmalı, Çilingöz... Dağ yamaçlarında Karadeniz'e doğru akan çok sayıda akarsu bulunuyor. Trakya'nın Karadeniz kıyılarına paralel olan bir dağ zincirinden oluşan Istranca Dağları, aynı zamanda kızılçamlarla dolu.

Dupnisa Mağarası | Fotoğraf: TRT Haber

En yüksek tepesinin eteklerindeysa 180 milyonluk bir tarihe sahip Dupnisa Mağarası bulunuyor. Kuru Mağarası, Kız Mağarası ve Sulu Mağarası olmak üzere üç mağaradan oluşan Dupnisa, Türkiye’nin en uzun mağaraları arasında yer alıyor. İçerisindeyse gizli bir yer altı nehri var, sizce de çok etkileyici değil mi?

Ağrı Dağı, Uludoruk, Süphan Dağı, Kaçkar Dağı, Erciyes Dağı, Mor Dağı... Bazılarının adına aşinayız, bazılarının adını bile bilmiyoruz. Oysa adlarını bilmekten de öte, her birinin kendine özgü kocaman dünyaları var, özenle daha yakından tanımaya zaman ayırmamız gereken. 11 Aralık, Uluslararası Dağ Günü, dileriz sizi de, bizi düşündürdüğü gibi, Türkiye’deki dağlar anlamanın ve tanımanın önemi üzerine düşündürmüştür. Önce biraz düşünelim, sorgulayalım; sonra gelin, yine buluşalım. Bu kez harekete geçmek, duyarlı adımlar atmak için...

Yorum yazın

Yayınlanmadan önce bütün yorumlar değerlendirilmektedir.