BLACK FRIDAY DOĞAYA SAYGILI BİR GÜNE DÖNÜŞEBİLİR

Çince’de bir kelime var, weiji. “Kriz; tehlikeli ya da zor durum” anlamına geliyor ve ‘tehlike’ demek olan weiile ‘fırsat’ anlamında kullanılan jikelimelerinden oluşuyor. Bir araya geldiklerinde anlamın değiştiğini söyleyen araştırmalar var ama konumuz bu değil. Weiji, sonuç olarak her krizin ve tehlikenin içinde bir fırsat olduğu fikrini ortaya koyuyor. Bu fikri neden Black Friday üzerinde uygulamayalım ki?

Black Friday tam bir tüketim çılgınlığı günü olabilir. İnsanlar gün boyunca aslında ihtiyaçları olmayan giysileri, eşyaları, elektronik ürünleri ve daha çok çeşitli tüketim ürünlerini sırf daha uygun fiyatlarda satışa sunuluyorlar diye hiç düşünmeden alıyor olabilirler. Ve elbette, bu durum gezegenimizin, doğanın, kaynaklarımızın iyiliği açısından hiç de sürdürülebilir değil.

Biz diyoruz ki, Black Friday’de karamsarlaşıp olanlara uzaktan bakmaktansa, böyle bir günden bile doğaya yararlı olacak güzellikler çıkarmak için çalışabiliriz. Black Friday’i bile doğaya saygılı bir güne dönüştürebiliriz. Sonuçta, bu günün ihtiyaç sahiplerinin çeşitli ürünlere ulaşımını daha fazla kolaylaştırdığı doğru. Yani belki de problem yalnızca ‘satın almak’ değil; ‘doğru şekilde satın almamak’ yani ölçüsüz, bilinçsiz ve farkındalıktan yoksun bir şekilde tüketmektir, ne dersiniz? Bir başka deyişle, gerçekten ihtiyaç duyduğunuz ürünleri almakla, bir ürünü tamamen sahip olma dürtüsü sonucu alıp bir kenara atmak ve hiç kullanmamak arasında büyük fark var. Bu yüzden, Black Friday’i boykot edelim demiyoruz, bilinçli tüketimi desteklemeyi öneriyoruz. Nasıl mı? Gelin başlayalım.

Biraz önce sahip olma dürtüsü ile satın almaktan söz ettik. İşte bu dürtünün peşinde takılıp sürüklenmemek için size ilk önerimiz, her şeyden önce gerçekten ihtiyacınız olan ürünlerin bir listesini yapmanız. Kış geliyor ve dolabınızda soğuk günlerde üzerinize geçireceğiniz, kalın bir mont yok mu? Evet, listeye ekleyin. Ama eğer dolabınızda 5-6 gömlek zaten asılı duruyorsa, o listeye ‘gömlek’ yazmanızın hiçbir gereği yok, ne kadar uygun fiyatlı olursa olsun ihtiyacınız olmayan o gömleği satın almayın, tüketim arzunuza yenilmeyin – farkında olun. Birçok markanın Black Friday’dan hemen önce seçili ürünlerinde indirim yaparak, Black Friday’de bu ürünlerin daha da indirimde olduğunu göstermeyi hedeflediğini unutmayın, özetle satın alacağınız ne varsa hepsini fiyatına göre değerlendirin, indirim oranına göre değil.

İleri dönüştürülen veya geri dönüştürülen ürünlere öncelik vermek, aynı zamanda da ikinci el mağaza ve dükkanları tercih etmek hep aklınızın bir köşesinde olsun. İhtiyacınız olan birçok ürünü, hem yüksek bir kalitede hem de uygun fiyatta bulabileceğiniz birçok ikinci el dükkan bulunuyor. Bir sebepten ikinci el ürün almıyorsanız bile, tercih ettiğiniz markaların etik ilkelere bağlı, sürdürülebilirliğe önem veren, doğaya saygılı bir felsefesi olan, şeffaf markalar olmasına özen gösterin. Bu tercihinizi ise diğer markalarla paylaşmaktan çekinmeyin: Açık olun ve onlara kaliteli, uzun süre boyunca kullanılabilecek, sürdürülebilirlik esasıyla ve eşit çalışma koşullarına önem verilerek üretilen markaları tercih ettiğinizi, sebepleriyle birlikte anlatın. “Dünyada görmek istediğin değişimin kendisi ol” demiş Gandhi – olun! Etrafınızı bilinçlendirin, ışığıyla büyük hareketlere ilham olan o ilk kıvılcım siz olun.

Eğer satış yaptığınız bir girişiminiz varsa, outdoor giyim markası Patagonia’nın iletişimden ilham alabilir, özellikle Black Friday’deki satışlarınızdan elde ettiğiniz tüm geliri doğa ile ilgili konularda farkındalık yaratmayı hedefleyen çalışmalar yürüten çeşitli vakıf, dernek ve organizasyonlara bağışlayabilirsiniz. Veya yaratıcılığınızın sınırlarını zorlayabilir, örneğin REI’nin geçtiğimiz Black Friday’de yaptığı gibi, o güne özel olarak kapılarınızı kapatıp hem müşterilerinizi hem de çalışanlarınızı açık havada, doğayla baş başa zaman geçirmeye teşvik edebilirsiniz.

Bir yaşam şekli olarak şey’lerden uzaklaşmak ve deneyimlere odaklanmaksa tüm önerilerimiz arasında en sürdürülebilir olanı. Gilovich’in sözlerini hep hatırlayın: "Deneyimler, fiziksel eşyalara göre kişiliğimizin daha büyük bir parçasıdır. Aldığınız bir şeyi gerçekten sevebilirsiniz. Hatta kimliğinizin bir parçasının bu şeylere bağlı olduğunu düşünebilirsiniz ama yine de onlar zamanla sizin içinizden kopar gider. Aksine deneyimleriniz sizin gerçek parçalarınızdır. Biz, deneyimlerimizin toplamından başka bir şey değiliz aslında.’’

 

Kapak fotoğrafı: Bianet

Yorum yaz (tüm alanlar zorunludur)

Yorumlar editör onayının ardından yayınlanacaktır.