VON WONG’UN #PLASTIKOPHOBIA'SI

#SuCoBlog’un sıkı takipçilerinden biriyseniz iyi bilirsiniz, aktivist kimliğiyle öne çıkan Von Wong ve kendisinin çevreye duyarlı projelerine hayranız. Wong, özellikle son zamanlarda yarattığı projelerde tek kullanımlık atık, sürdürülebilirlik gibi konulara yoğunlaşmayı tercih ediyor ve birbirinden yaratıcı ve çılgın fikirlere imza atıyor. Daha önce Mermaids Hate Plastic ve Truck Load of Plastic projelerine blogumuzda yer vermiş olduğumuz Wong’u daha yakından tanımak isterseniz, kendisiyle gerçekleştirdiğimiz röportaja göz atabilirsiniz. Şimdi ise sırada Wong’un yeni projesi, Plastikophobia var!

Söz konusu tek bir adet plastik bardak olduğunda, göze ne kadar önemsiz görünüyor, değil mi? “Bir tane kullansam ne olacak” deyip geçmek bazılarımız için çok kolay olabiliyor. Bir de, şu ana kadar kullandığınız tüm tek kullanımlık plastik bardakların üst üste binip karşınıza geçtiğini düşünün. Ve karşınızdaki varlığın, siz isteseniz de istemeseniz de, yüzyıllar boyunca orada durmaya devam edeceğini hayal edin. İşte gerçekleşen baştan aşağı bu aslında! Von Wong’un “Plastikophobia” adlı projesi, tam da bu noktanın altını çizmeyi amaçlıyor.

Plastikophobia; Von Wong, Joshua Gohve, Laura Francois ve çok sayıda gönüllünün Singapur’da bir araya gelerek yarattığı devasa bir enstalasyon. Yaratımında 18.000 plastik bardağın kullanıldığı sanat eseri, toplumun tek kullanımlık atık konusuna dair bilincini arttırmayı hedefliyor. Projenin ilk aşaması, plastik bardakların Singapur’da bulunan yerel restoranlardan toplanmasını kapsıyor. Toplama işlemin ayrılan yaklaşık 1.5 günün sonrasında, toplanan her plastik bardak temizleniyor ve düzene sokuluyor. Ortaya ise 3.5 metre uzunluğunda ve LED ışıklarıyla kaplanmış, tek kullanımlık plastik bardaklardan oluşan bir tünel çıkıyor. Ve tabii dansçılardan dalgıçlara birçok farklı kişinin yer aldığı müthiş kareler!

Aslında enstalasyonun insanlara yaşatmak istediği deneyim çok açık. Dışarıdan görünen kısmıyla, insanların daha önce çöpe atılmış plastik bardakların bir araya getirilmesiyle oluşmuş bu büyük, klostrofobik yapının içinde yürümelerini, belki önünde fotoğraf çektirmelerini, Plastikophobia’yı keşfederken keyif almalarını istiyorlar. Bir de projenin görünmeyen kısmı var, o da şu; Wong başta olmak üzere Plastikophobia’nın yaratımında katkısı olan herkes, aslında insanların bu tünelin içinde yürüdükten sonra, bir noktada, kaçınılmaz olarak belli bir farkındalığa ulaşacağına inanıyor. Yani belki de eve gittiklerinde yakınlarına “Bugün çok güzel bir sanat eseri gördüm” diye anlatacaklar ama Wong’a göre içlerinde tek kullanımlık plastik atığa dair küçük de olsa bir farkındalık ışığı yanacak. Ayrıca bu denli büyük ve sıkışık bir yapının içinde bulunmuş olmak, korku duygularını tetikleyecek. Bu noktada Wong, “insanlar plastikten ne kadar korkarsa, belki de o kadar az kullanırlar” düşüncesinden yola çıkıyor.

Peki “Plastikophobia” ne demek? Her ne kadar sözlüklerde yer almasa da, aslında hepimiz az çok ne anlama geldiğini anlayabiliriz. Proje ekibi tarafından yaratılan bu orijinal kelime, plastikten hoşlanmama / plastikten korkma anlamlarına geliyor. Neden böyle bir kelime yaratmışlar diye sorarsanız, aralıksız 14 saat çalışarak, bir başka deyişle küçük bir kirli plastik bardak dağını temizleyerek geçirilen iki gün sonunda ekip, hislerini anlatmak için bu kelimeyi üretmiş diyebiliriz. “Plastikophobia”, Wong ve ekibinin tek kullanımlık plastikler hakkındaki hislerini simgeliyor ve aynı zamanda insanlara ilham olmayı amaçlıyor. Wong’a göre, belki de en iyi çözüm her birimizin “plastikophobic” olması, yani plastikten korkması. Böylece onları etrafımızda görmek istemediğimiz için kullanmayı bırakabiliriz!

Yazan: İrem Bali

Yorumlar (1 Response)

30 July, 2019

RozaPaulurb

Great post!

Yorum yaz (all fields required)

Yorumlar editör onayının ardından yayınlanacaktır.