PİPETLER: KENDİLERİ KÜÇÜK, DOĞAYA ETKİLERİ ÇOK BÜYÜK

Evet, birçoğumuz pipetlerin boyutlarından dolayı doğaya zarar vermedikleri yanılgısına düşüyoruz. Oysa günlük hayatımızda yalnızca birkaç dakika kullandığımız pipetler, 500 yıl boyunca doğada kaybolmayarak dünyanın ekolojik dengesine tahmin edebileceğimizden de fazla zarar veriyor. Sahi, pipetler ne zaman hayatımızın bu denli yaygın bir parçası oldular? Bu hafta sizlere bahsetmek istediğimiz, Straws filmi tam da bu soruya odaklanıyor. Pipetlerin tarihinden bu konuda harekete geçen ilham verici insanlarla röportajlara, Straws’ı izlenecekler listenize eklemelisiniz.

Straws, plastik kirliliğin yarattığı olumsuz durumları oldukça net bir şekilde gözler önüne sererken, bizleri çözüme giden yolun bir parçası olmaya davet eden, 30 dakikalık, ilham verici bir kısa film. ABD’de her yıl 500 milyondan fazla plastik pipetin kullanılıp çöpe atıldığı tahmin ediliyor. Ocean Conservancy’nin verilerine göre, kıyılarda en sık rastlanan atıklar arasında beşinci sırada pipetler yer alıyor. Geri dönüştürülebilir olmadıklarından kaçınılmaz bir şekilde çöplerde biriken pipetler, günün sonunda okyanusun derinliklerine karışıyor. İşte yönetmen Linda Booker, bu durumu değiştirmek için harekete geçen, doğaya duyduğu saygı ve hayvanlara beslediği sevgiden yola çıkarak, dünyayı bilinçlendirmek adına Straws filmini yaratan ilham verici bir isim.

Straws filmi, pipetlerin tarihiyle başlıyor. Oscar ödüllü Tim Robbins’in seslendiriciliği ve renkli, eğlenceli animasyonlarla bizlere sunulan bu tarihe birlikte yakından bakalım derseniz, pipetlerin tarihinin Antik Mezopotamya’ya dayandığını söyleyebiliriz. Evet, o dönemlerde üst tabakada yer alan Sümerliler, içeceklerini altından yaptıkları uzun pipetlerden içiyorlar. Onları Mısırlılar ve yine çok uzun pipetleri takip ediyor, ancak bu kez motivasyon farklı: içeceklerin içine düşen böceklerden kurtulmak. Sonrasında, rotamızı Güney Amerika’ya çeviriyoruz. Güney Amerika yerlileri de, ‘mate’ çaylarını odundan yaptıkları pipetlerden içiyorlar.

1888’e gelindiğinde ise, o güne kadar çavdar bitkisinin sapından üretilen kamışların yerini, Marvin C. Stone’un bulduğu kağıt pipetler alıyor. Böylece, kağıt pipetler, özellikle bulaşıcı hastalıklardan korkan müşterilere servis edilmek üzere birçok dükkanda yerini almaya başlıyor. 1930’lara gelindiğinde ise, Joseph Friedman ismiyle karşılaşıyoruz: kendisi esneyebilen pipetlerin yaratıcısı. Bu icadını da, San Fransisco’da yer alan Varsity Şeker Dükkanı’nın önünde, kızı Judith’in düz ve sabit pipetinden milkshake içmekte zorlandığını gördükten sonra gerçekleştirdiği biliniyor.

1950’lerden sonra ise, pipet üretimi ve tüketimini en çok hızlandıran olay giriyor sahneye: otomobillerin yaygınlaşması. Otomobiller ile birlikte, fast food kültürü popülerleşmeye ve tek kullanımlık ürünlere duyulan ihtiyaç artmaya başlıyor. Günümüzde kullandığımız, oldukça ucuz ve toplu üretiminin çok kolay olduğu pipetler ise, başrolde yerini alıyor. Farklı boyutlarda, şekillerde, renk ve desenlerde sayısız pipet, o günden beri hayatımızda.

Pipetlerin tarihine ışık tuttuktan sonra, Linda Booker’ın birbirinden duyarlı isimlerle gerçekleştirdiği röportajları izliyoruz. İnsanların restoranlara giderek, garsonlardan, müşteriler özel olarak istemediği sürece masaya kendilerinden pipet getirmemeleri ricasında bulundukları The Last Plastic Straw hareketinin yaratıcısı Jackie Nunez bu isimlerden biri. Veya okyanus canlılarının plastikleri yemek zannederek nasıl yediklerini ve bunun onlara verdiği zararları araştıran Dr. Jenna Jambeck, #NoStrawChallenge hareketi ile Costa Rica’da tek başına 40 restoranı pipet kullanmamaları konusunda ikna eden 13-14 yaşlarındaki Max Machum...

Straws filminin bir bölümünde, bir çocuğa pipetlerin neden icat edilmiş olabileceği soruluyor. Kendisinin tepkisini mutlaka izlemelisiniz; pipetlerin varlığını öylesine garipsiyor ki, dalga geçerek, “Herhalde yetişkinlerin bardağı alıp ağızlarına götürmeyi kolaylaştırmak için!” cevabını veriyor. Aslında ne kadar da anlamsız değil mi, pipetler neden var, birçoğumuz onlara neden ihtiyaç duyuyor? Hadi gelin, Max Machum sizlere ilham olsun, hep gittiğiniz restoranlardan başlayarak çevrenizdeki yerlerden pipet kullanmamalarını rica edin, onlara plastik atıklarla ilgili bildiklerinizi anlatın. Veya daha da güzeli; kendi challenge’ınızı yaratın. Bugün şunu düşünün: sizin çözümünüz ne olurdu?

Filmin 10 dakikalık bölümünü ücretsiz olarak bu linkten izleyebilirsiniz, tamamını ise satın alarak izlemek mümkün.

Yazan: İrem Bali

Yorum yaz (all fields required)

Yorumlar editör onayının ardından yayınlanacaktır.