NETFLİX’TEN AKIL ALMAZ HİKAYELERLE DOLU BİR BELGESEL

 

Gezegenimizin her noktasında meydana gelen büyük veya küçük, her olay, bizleri de etkiliyor. Kutuplar ve buradaki canlıların yaşamları dahil. Bu hafta, WWF Türkiye’nin yarattığı ve Netflix’te bulabileceğiniz “Gezegenimiz” adlı belgeselden yola çıkarak, iklim değişikliklerine daha yakından bakmak istedik. Biz belgesel serisinin özellikle “Donmuş Dünyalar” bölümüne odaklandık ama söylemeden geçmeyelim, her bölüm; içerisindeki görüntülerden anlatılan hikayelere, adeta bir sanat eseri niteliğinde!

Kutuplar çoğumuza ulaşılmaz görünüyor olabilir, ancak aslında hayatımızda sandığımızdan daha fazla söz sahibiler. Dışarıdan bakıldığında bembeyaz bir masallar ülkesi gibi görünen, yakınlarına geldiğinizde ise her köşesinde başka bir hikayenin saklı olduğu buzulları ve burada meydana gelen iklim değişikliklerinin ne gibi sonuçları olacağını birlikte keşfetmeye ne dersiniz?

Öncelikle söze, 30 milyon yıldır donmuş halde oluşuyla dünyadaki en soğuk yer olarak bilinen Antartika’yı bile, kasıtlı olmasa da değiştirme gücüne sahip olduğumuzu söyleyerek başlayalım. Günlük hayattaki davranışlarımız ve alışkanlıklarımızla akıl almaz değişimlere neden olabiliyoruz ve bunlar sadece kutupları değil, tüm gezegeni etkileyecek sonuçlara sahip. WWF Türkiye’nin yaratmış olduğu “Gezegenimiz” belgeseli de, tam da bu noktada, hikayelerin gücünden yararlanarak bizi bu sonuçlarla yüzleştiriyor. Gelin, bu hikayelerden öğrendiklerimize kulak verin, hep beraber bilinçlenelim!

“Donmuş Dünyalar” bölümünde anlatılan hikayelerden ilki, suda en hızlı hareket eden penguen türü olan Papua penguenleri ile ilgili. Bu penguenler, 200 metre derinliğe kadar takip edebildikleri Antartika krilleri ile besleniyorlar. Şimdilik bu duruma karşı kendini koruyabilen kriller, tüm buzlar eridiğinde korunacak bir alan bulamayacaklar ve yırtıcıların ortaya çıkması karşısında hiçbir alternatifleri olmayacak. Gözü krillerde olan bir de kambur balinalar var tabii. Balina ticareti yasaklandığından beri sayıları bir hayli artmış olsa da, besin kaynaklarının tehdit altında olduğu bir gerçek. Neden mi? Çünkü son 50 yılda sıcaklıkların yükselmesi ve deniz buzlarının yok olmasıyla Güney Okyanusu’ndaki krill sayısı yarıya inmiş durumda.

Krillden daha büyük avların peşinde olanlar da var; Antartika’nın en güçlü yırtıcısı olan Orka, yani katil balina. Özellike penguen avlamada uzman olan orkaların yarısından fazlası kutup denizlerinde geziyor. Ses çıkarmadan avlandıkları için de, avları onların yaklaştığını duymuyor. Yani aslında, katil balinalardan penguenlere, buradaki tüm canlılar Antartika Yarımadası’nın çevresindeki deniz buzlarının altında gelişen krillere bel bağlıyor. Dolayısı ile tüm yaşam, Antartika’daki deniz buzları üzerine kurulu. 

Biraz da Güney Georgia Adası’nda olanlara bakalım. Burası, kışın ortasında bile deniz buzlarına erişemeyecek kadar kuzeyde yer alıyor. Adada yıl boyunca yaşayan çok sayıda canlıdan biri de gezgin albatros yavruları. Güney Georgia, gezgin albatrosların yavrularını büyütmesi için ideal bir yer çünkü yavrular, uçmaya başlamadan önce bir yıl boyunca kara üzerinde zaman geçirmek zorundalar. Dolayısıyla da, gelişim süreçleri tamamen ebeveynlerinin onlara ulaştırdığı besinlere bağlı. Maalesef ki, artık daha az sayıda yetişkin albatros buraya yuva yapmaya geliyor, son yıllarda üreme oranları da %40 azaldı. Yani deniz buzlarının yok olması, Güney Georgia Adası’nın geleceğini de belirsizliğe sokuyor.

Biraz da gezegenin diğer ucu olan kuzeye, iklim değişikliklerinin etkilerinin daha da yoğun hissedildiği bölgeye gidelim. Kuzey Kutup Bölgesi, karayla çevrelenmiş ve donmuş bir okyanus. Aynı zamanda gezegenin en büyük kara etoburu olan kutup ayısının da evi. Kutup ayılarının beslenme düzeninin çok büyük bir kısmını foklar oluşturuyor. Buzların erimesi ve av alanının yok olmasından önce de, kutup ayılarının tüm yıl ihtiyacı olan yiyeceğin üçte ikisini yemesi gerekiyor. Dolayısıyla sürekli bir fok arayışındalar. Şimdi duruma bir de yavru fokun gözünden bakalım. Yüzeyde yalnız başına duruyor, hemen arkasında onu midesine indirmek isteyen bir kutup ayısının varlığından habersiz. Ve işte! Fok artık kutup ayısının ağzında. Neden mi? Çünkü yavru, açıkta tek başınaydı. Annesinin onu yüzde bir başına bırakmaktan başka çaresi yoktu. Eskiden olsa buzun içindeki bir çıkıntıda sığınak inşa edebilirdi ama artık deniz çok geç donduğundan buz düz kalıyor ve buna imkan sağlayamıyor. Maalesef bu, anne fok için artık bir alternatif değil. Belgeseldeki ifadeyle, “Buzdaki bu değişiklikler şimdilik ayıların yararına olabilir ama uzun dönemde bunu en önemli avlarının sayılarının azalması izleyecek.”

Gezegenimiz belgeselinin 2. bölümü olan “Donmuş Dünyalar”, Papua penguenlerinden Antartika krilline, Pars foklarından kral penguenlere kutuplardaki yaşama dair müthiş görüntüler sunuyor. Bölümün her dakikası ayrı bir görsel şölen niteliğinde. İnsanı iklim değişikliğini önlemek için bir şeyler yapma isteğiyle dolduran, alışkanlıklarının dünyaya olan etkisini sorgulatan bu belgeseli bir an önce izlemelisiniz.

Yazan: İrem Bali

Yorum yaz (all fields required)

Yorumlar editör onayının ardından yayınlanacaktır.