Kyoto Protokolü Nedir? İklim İçin Neler Yapabilirsiniz?

Kyoto Protokolü Nedir? İklim İçin Neler Yapabilirsiniz?

Küresel ısınma, iklim değişikliği ve küresel ısınmanın neden olduğu daha pek çok sorun, her geçen gün daha da gözler önüne seriliyor. Bu uzun ve yavaş işleyen süreç, kaçınılmaz olarak uzu ve kısa vadeli sonuçlar doğuruyor. Küresel ısınmanın sonuçlarından korunmak için atılan adımların biri de Kyoto Protokolü! Uluslararası bir anlaşma olan Kyoto Protokolü, çok sayıda ülkenin dahil olması ile 1997 senesinin Aralık ayında imzalandı.

Kyoto Protokolü zararlı gazları %5 oranında azaltmayı hedeflerken, iklim değişikliğini önlemek için yapılabileceklerin daha çok kişi tarafından merak edilmesine imkan verdi. Kyoto Protokolü ile atılan bu adım hem günümüzü, hem de geleceğimizi etkiliyor. Dolayısı ile Kyoto Protokolü nedir ve Türkiye'nin Kyoto Protokolü’ndeki yeri gibi konuları sizin için yanıtladık. İşte Kyoto Protokolü hakkında merak edilenler.

Kyoto Protokolü Öncesi

1997 senesinde imzalanan Kyoto Protokolü, iklim değişikliğini önlemek için uluslararası anlamda atılan ilk adım değil. Bilim insanları, karbondioksit salınımı ve onun sebep olabileceği sorunları 1800’lü yılların sonlarına doğru dile getirmeye başladı. Ancak bu söylemler herhangi bir adım atılması için yeterli olmadı, ta ki 1972 senesine kadar. 1972 senesinde İsveç’te yapılan Uluslararası İnsan Çevresi Konferansı, çevre sorunları adına gerçekleştirilen önemli konferanslar arasında yer alıyor. Uluslararası İnsan Çevresi Konferansı önemi, birçok farklı ülkenin çevre odaklı bir konferans dahilinde ilk defa bir arada bulunması olarak ifade edilebilir. 

Bu konferansın ardından; 1972 senesinde Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) hazırlandı. UNEP sayesinde pek çok uluslararası anlaşma imzalandı. Tehdit altındaki canlıların devamlılığını sağlamak adına imzalanan CITES Sözleşmesi ve denizlerdeki kirliliğin önüne geçebilmek için imzalanan MARPOL anlaşmaları, bunlardan sadece ikisi.

Küresel iklim ile ilgili ilk tartışmalar ise 1979 senesinde ön plana çıkmaya başladı. Aynı sene Dünya Meteoroloji Örgütü tarafından Birinci Dünya İklim Konferansı düzenlendi. Onu 1990 senesinde gerçekleştirilen İkinci Dünya İklim Konferansı takip etti. Bu konferanslar kapsamında iklim değişikliğine karşı uluslararası bir tavır alınması kararlaştırıldı. 

Konferansların ardından; ozon tabakasında meydana gelmeye başlayan ciddi hasarlar, devletleri çözüm konusunda uzlaşmaya götürdü. Böylece 1987 senesinde Montreal Protokolü imzalandı. İklim değişikliği anlaşmaları arasında ilk olma özelliği taşıyan bu protokol; ozon tabakasını korumak için ortaya çıktı. Tüm bu anlaşma ve protokollerin ardından imzalanan Kyoto Protokolü ise küresel ısınmayı merkeze aldı. Peki Kyoto Protokolü kapsamında neler vardı?

Kyoto Protokolü Nedir?

Karbon salınımı, tüm dünyayı ilgilendiren sorunların başında yer alıyor. Sadece Amerika’da yer alan elektrik santralleri ile her sene 2.5 milyar ton karbon salınımı gerçekleşiyor. Onu  2.4 milyar tonla Çin takip ediyor. 

Büyük bir kısmı insan kaynaklı faaliyetlerin sonucu olarak ortaya çıkan karbon emisyonu, ortalama dünya sıcaklığının yükselmesine neden oluyor. Sera etkisine neden olan; azot, karbondioksit, metan, hidroflorokarbon ve florokarbon gibi zararlı gazların emisyonunun azaltılması gerekiyor. Bu bağlamda 1997 senesinin Aralık ayında, Kyoto Protokolü imzalandı. Karbondioksit oranını 1939 senesindeki değerlere indirmek şu an için mümkün görünmese de azaltılması için dünyanın birçok ülkesi, birçok yükümlülüğe imza attı. 

1997 senesinde Kyoto’da imzalanan protokol, sanayileşmiş ülkelere birtakım sorumluluklar yüklüyor. Kyoto Protokolü kapsamında, sera gazı emisyonuna sınırlama getirilmesi yükümlülüğü öne çıkıyor. Yükümlülükler yerine getirildiğinde, atmosferdeki sera gazı yoğunluğunun, herhangi bir tehdit oluşturmayacak seviyeye gelmesi bekleniyor. Tüm bunun devamında “Kyoto Protokolü ne zaman yürürlüğe girdi?” sorusu akla geliyor. 3. Taraflar Konferansı'nda onaylanan protokol, ancak 2005 yılında yürürlüğe girdi. 

Kyoto Protokolü şu an için 191 ülkenin katılımına sahip. Türkiye, Kyoto Protokolü’ne ne zaman üye oldu merak edenler için hemen yanıtlayalım. 1997 senesinde Türkiye protokole dahil olmadı. İlk aşamada ek listede yer aldı ve 2009 senesinde protokolü imzaladı.

Kyoto Protokolü Çerçevesinde Alınması Gereken Önlemler

Kyoto Protokolü; devletlere zorunlu olmamakla birlikte bir takım yaptırımlar yükledi. Bu yaptırımlar kapsamında bazı yatırımların yapılması gerekiyordu. Oldukça pahalı olan bu yatırımlar ile zararlı gazların 1990 öncesindeki seviyede tutulması bekleniyordu. Protokole göre yapılması gerekenler;

  • Atmosfere etki eden zararlı gaz miktarının %5'e çekilmesi
  • Endüstri, trafik ve ısıtma sebebi ile ortaya çıkan sera gazlarının azaltılması
  • Endüstri dahil birçok sektörde çevreciliğin ön planda yer alması
  • Isınma ve üretim için minimum enerji kullanılması
  • Alternatif enerji kaynaklarına yönelinmesi
  • Fosil yakıtlar yerine doğal yakıt seçeneklerinin değerlendirilmesi
  • Çimento ve çelik gibi yüksek enerji gereksinimi duyan fabrikalarda, gelişmiş atık sistemlerine yer verilmesi 
  • Termik santrallerde daha iyi karbon filtreleme sistemleri kullanılması 
  • Nükleer ve güneş enerjilerine daha fazla yatırım yapılması
  • Yakıt tüketimi belirli bir limitin üzerinde olan işletmelerden diğerlerine oranla fazla vergi alınması.

İklim Değişikliği İçin Ne Yapabiliriz?

Kyoto Protokolü; 2020 senesinde sona erdi. Bu protokole imza atan ülkeler taahhütlerini tam olarak yerine getiremediler. Ancak küresel ısınma konusunda yeni adımlar da atılmıyor değil. 2016 senesinde 196 ülkenin imzaladığı Paris İklim Anlaşması, küresel sera gazı emisyonları için yapılan yeni bir anlaşma. Küresel sıcaklığı 2 santigrat derecenin altına düşürmeyi hedefleyen bu anlaşma; Kyoto Protokolü aksine sadece gelişmiş ülkeleri değil dünyadaki tüm ülkeleri kapsıyor. 

Daha iyi bir dünya için yapılan birçok anlaşma olduğunu görüyoruz. Fakat bununla beraber fosil yakıtlarına olan bağımlılık da ortada. Fosil yakıtlar, karbon emisyonunda çok büyük pay sahibi. Karbon emisyonu ise iklimleri hızla değiştiriyor. Deniz ve okyanuslardaki kirlilik, çevresel kirlilikler, ormanların yok edilmesi ve daha pek çok etken, karbondioksit emilimini azaltıyor. Peki insanlık ve tüm canlılar için büyük bir risk olan iklim değişikliğine karşın biz ne yapabiliriz?

1. Karbon Salınımını Azaltmak

Karbon salınımını azaltmak için yapılabilecek pek çok eylem var. Örneğin; özel araçlar yerine toplu taşıma araçları tercih edilebilir. Mümkün olan yerlere yürüyerek ya da bisiklet kullanarak gidilebilir. Su ve enerji kaynaklarını dikkatli kullanmak, geri dönüşüme önem vermek karbon salınımını azaltıyor.

Kyoto Protokolü Nedir? İklim İçin Neler Yapabilirsiniz?

Mint Paper SuCo - 600 ml ürünümüzü sitemizden inceleyebilirsiniz.

2. Suyu Akıllı Kullanmak

İklim değişikliği, hayatımızın gerçekleri arasında çoktan yerini aldı. Onu görmezden gelmek yerine adapte olmamız gerekiyor. Bu adaptasyon sürecinde suyu akıllı kullanmak önemli bir yere sahip. Peki su nasıl akıllı kullanılır?

  • Amfibi denilen yüzen evler, deniz seviyesine yakın olan şehirler için iyi bir çözüm.
  • Yapay deniz setleri, suyun kontrol edilmesini kolaylaştırıyor.
  • Taşkın yatakları hazırlamak, fazla yağmur suyunun emilmesine imkan veriyor. 
  •  Kurulacak gri su sistemleri ile yıkama işlerinde kullanılan suyun, tuvalet için kullanılmasına imkan veriyor. Böylece etkili bir su tasarrufu mümkün oluyor.

3. Yerel Ürün ve Markalara Yönelmek

İyi tarım uygulamaları, yerel ürünlerin tercih edilmesi ve küçük işletmelerin ön plana çıkması; karbon ayak izinin küçülmesine ve dolayısı ile iklim değişikliğine olumlu anlamda katkı sağlanmasına destek oluyor. 

Devletler Kyoto Protokolü gibi anlaşmalar imzalarken, bireyler de gündelik hayatlarında doğru kararlar vererek, iklim değişikliğini önlemek adına adım atabilirler. Her gün kişi başı 4 kg CO2 absorbe eden okyanuslar, geçtiğimiz 300 milyon yıla göre çok büyük bir ivme ile asitleniyor. İnsanların çevre kirliliği ve iklim değişikliği gibi konularda farkındalık kazanması için küçük adımlar atmak mümkün!

Yerli bir marka olan SuCo; sürdürülebilir ve doğa dostu ürün alternatifleri ile “İklim değişikliği için ne yapabiliriz?” sorusuna yanıt veriyor. Doğa dostu su matarası modelleri ile tek kullanımlık plastik tüketimini azaltmak mümkün oluyor. Geri dönüştürülmüş materyaller ile elde edilen taşıma ipleri ve plastik şişelerin geri dönüştürülmesinden elde edilen kumaşlarla hazırlanan çantalar SuCo’nun çevre konusundaki tutumunun en iyi örneklerinden. 

Kyoto Protokolü Nedir? İklim İçin Neler Yapabilirsiniz?

Denizde Sırt Çantası ürünümüzü sitemizden inceleyebilirsiniz.

SuCo markasının, Kıyıda, Denizde, Elementler ve Art koleksiyonları bulunuyor. Çöpüne Sahip Çık Vakfı ile hazırlanan Kıyıda koleksiyonu ve Turmepa ile hazırlanan Denizde koleksiyonları, deniz ve kıyı kirliliğine dikkat çekmeyi hedefliyor. BPA ve PET içermeyen SuCo katlanabilir su matarası, katlanabilir olmasıyla sürdürülebilir bir alışkanlık yaratmaya imkan veriyor. 

Dünya ve çevre için ufak adımlar atabilir, çevrenizde küresel ısınma ve çevre kirliliği konularda farkındalık yaratabilirsiniz. Her bir bireyin bu konuda kararlı bir tutum sergilemesi, devletlerin de Kyoto Protokolü ve Paris İklim Anlaşması gibi anlaşmaları daha çok ciddiye almalarını sağlayacaktır. Sürdürülebilir yarınlar ve daha iyi bir dünya için gün içindeki seçimlerimize dikkat etmeli, ufak ya da büyük demeden harekete geçmeliyiz.

Önceki yazımızı https://www.mataramasu.co/blogs/blog/gelecegimiz-icin-karbon-ayak-izinizi-azaltmanizin-yollari linkinden okuyabilirsiniz.


Yorum yaz

Yorumlar paylaşılmadan önce onaylanmaktadır