KARANTİNA GÜNLERİNİ HOBİLERLE DEĞERLENDİRİN

Gerekmedikçe dışarı çıkmıyor, günlerimizi evlerimizde geçiriyoruz; peki, gün içinde işlerimizi tamamlayıp da “evet, şimdiden sonrası kendi zamanım” dedikten sonra ne gibi aktivitelere yöneliyoruz? İçinde bulunduğumuz dönemi en huzurlu şekilde geçirmek için, kendimize ayırdığımız zamanları kaliteli ve verimli bir şekilde değerlendirmek çok önemli. Eğer siz de henüz kendiniz için, size zamanı unutturacak kadar keyifli ve ilgi çekici bir uğraş keşfetmediyseniz; bir yandan çok eğlenirken, bir yandan da doğaya saygınızı ifade edebileceğiniz hobi önerilerimiz başlıyor.

 

Boş zamanlarınızı el becerilerinizi geliştirerek değerlendirmeye ne dersiniz? El becerilerine yönelik uğraşların, zihin ve kas koordinasyonu gerektirmeleri sebebiyle insanda rahatlatıcı ve yatıştırıcı bir etki yarattığı biliniyor. Bu noktada, son zamanların dekorasyon trendleri arasında adından sıkça söz ettiren makromeyle tanışmak harika bir başlangıç olabilir. Makrome adlı el sanatını öğrenmek için tek ihtiyacınız; temel düğüm tekniklerini anlamak, bağlanabilen çeşitli lif veya ipliklere sahip olmak ve yaratıcılığınızın sınırlarını zorlamak! El yapımı örgülerinizi, sonrasında kişisel zevklerinize göre süsleyebilir; aksesuarlardan mobilyalara çok farklı alanlarda kullanabilirsiniz. Makrome yapımının başlangıç adımlarını öğrenmek için, Sasha Macramessage adlı Youtube kanalını öneriyoruz, kanalda yer alan makrome duvar süsü yapımı videosuna buradan ulaşabilirsiniz.

El becerilerini geliştirmek isteyenler için bir önerimiz daha var! Bu dönemde, dışarı çıkmamızı gerektiren herhangi bir durum olduğunda elimiz ilk olarak maskelere gidiyor tabii ki. Güzel haber, The New York Times’ın evde maske yapımı videosu eşliğinde artık siz de eski t-shirt’lerinizi birer maskeye dönüştürebilirsiniz. Üstelik, bu bakış açısını evinizde kullanmadığınız veya artık kullanım ömrünü tamamlamış tüm eşyalarınız için uygulayarak, onları farklı şekillerde değerlendirmenin yollarını keşfedebilirsiniz. Videoyu izlemek için tıklayın.

 

Evet, içinde bulunduğumuz dönemle birlikte, doğayla olan ilişkimiz de bir bakıma sınırlanmak durumunda kaldı. Bir ağaca sarılmak, yalın ayak çimlere basmak, toprağa dokunmak; şimdilik tüm bu huzur veren anları yalnızca düşleyebiliyoruz. Evlerimizde kaldığımız bu dönemde, doğayla temas etmenin bir yolu da, bitkilerimizin bakımıyla ilgilenmek. Bitkiler ile zaman geçirmek sizce de ruha çok iyi gelmiyor mu? Öyleyse sulama, saksı değiştirme, budama ve gerektiğinde gübre verme gibi temel bakım süreçlerini takip etmenin yanında, bitkileriniz için bizden size küçük bir tüyo: kahvaltılarınızda haşladığınız yumurtanın arta kalan suyunu – soğumasını bekledikten sonra – bitkilerinize dökebilirsiniz! Bu suyun içerisindeki kalsiyum bitkiler için oldukça faydalı.

 

SuCo olarak ileri dönüşümü ve doğası gereği beraberinde getirdiği ilham verici fikirleri çok seviyoruz. Siz de, evinizdeki farklı işlevler kazandırabileceğinizi düşündüğünüz eşyaları ayırabilir, sonrasında onları yeni kullanım amaçlarıyla buluşturarak tekrar değerlendirmenin yollarını araştırabilirsiniz. Örneğin, fotoğrafta gördüğünüz gibi, okuduğunuz kitapları bir yapıştırıcı yardımıyla bir araya getirmek ve onları birer rafa dönüştürmek harika bir ileri dönüşüm aktivitesi olabilir! Yeni ileri dönüşüm fikirleri için Upcycle That adlı Instagram hesabını takip edebilirsiniz.

Sık sık ellerimizi yıkayarak önlemimizi alıyoruz, peki cildimizi yeterince nemlendiriyor muyuz? Hazır kozmetik ürünlerine yönelmeden önce, evinizdeki malzemelere şöyle bir göz atın. Evet, kendi doğal malzemelerinizi kullanarak ev yapımı nemlendiricinizi yaratabilirsiniz. Güzel haber, Live Simply’nin doğal ve pratik tarifini paylaşıyoruz. İhtiyacınız olan malzemeler, ½ bardak Hindistan cevizi yağı, 1 yemek kaşığı E vitamini yağı ve 6 damla esansiyel lavanta yağı. Bir kasede hepsini karıştırmanız yeterli ve işte, nemlendiriciniz hazır!

 

Beslenme düzeninizde birtakım düzenlemeler yapmayı düşündünüz mü hiç? Bir hamburgerin üretilmesi için yaklaşık 230 litre su harcandığınızı göz önünde bulundurursak, beslenme düzeninizdeki sebze miktarını artırmak güzel bir başlangıç olabilir. Vücudunuza neyin iyi geldiğini, yine en iyi siz bilirsiniz. Dolayısıyla isterseniz vejeteryanlık ya da veganlıkla ilgili daha fazla okuyarak yeni bir yaşam şekline geçişi deneyebilir, isterseniz de radikal bir değişikliğe gitmeden haftalık beslenme düzeninizde bitkisel bazlı tabaklara daha çok yer vermeye başlayabilirsiniz. Beslenme alışkanlığınızdaki küçük bir değişimin bile; iklim değişikliği, çevre kirliliği, gıda ve su kaynaklarını koruma gibi pek çok noktada fark yaratabileceğini unutmayın.

Öyleyse, @good4trust’ın pratik sağlıklı atıştırmalık önerisini paylaşalım: Evde fazladan haşladığınız nohutları kullanarak hazırlayabileceğiniz cipsler! Haşladığınız ve suyunu iyice süzdüğünüz nohutları zeytinyağıyla harmanlayın, tercihinize göre çeşitli baharatlar ekleyin. 200 °C fırında yaklaşık 20 dakika boyunca pişirin. Hepsi bu, afiyet olsun!

 

Son olarak; ekoloji, geri dönüşüm, sıfır atık ve sürdürülebilirlik gibi konularda kendinizi geliştirebileceğiniz çok sayıda online sohbet, canlı yayın ve workshop’a katılabilirsiniz. İşte bizim radarımızdakiler: @greensquaremeter hesabı üzerinden gerçekleşen ve şehirde kompost, bitkilerle yaşam, toprak konularına eğilen online sohbetler; @surdurulebilirlikadimlari’nın, alanında uzman konukların katılımıyla sürdürülebilirlik konusuna odaklanarak gerçekleştirdiği canlı yayınlar; @kokopellisehirde’nin mikro yeşillik üretimi, evde ekolojik yaşam gibi başlıklar etrafında düzenlediği online eğitimler ve @homemadearomaterapi’nin online doğal cilt bakımı workshop’u.

Yazan: İrem Bali

Yorum yaz (tüm alanlar zorunludur)

Yorumlar editör onayının ardından yayınlanacaktır.

Turkish