IMPOSSIBLE FOODS: ETSİZ BURGER OLUR MU?

Bir bardak bira için 74 litre, bir fincan kahve için 130 litre, koton tişörtlerin her biri için 2500 litre su harcanıyor. Tek bir hamburgerin üretilmesi için harcanan su miktarıysa 1650 litre. Daha fazla söze gerek var mı? Impossible Foods’a göre; söylenecek söz değil ama atılması gereken çok adım var.

Impossible Foods, 2011 yılında sürdürülebilir bir gıda düzenine geçiş yapılmasını sağlamak amacıyla kurulmuş bir girişim. Bu düzene geçişin ise ancak gıda üretiminde hayvanlara duyulan ihtiyacın sıfırlanmasıyla gerçekleşebileceğine inanıyorlar ve ne yaptılar dersiniz? Et ile aynı tada sahip ancak tamamiyle bitkiden yapılmış hamburger köfteleri yarattılar! Nasıl mı? Aslında her şey basit bir soruyla başlıyor: “Ete tadını veren nedir?” Ekip, yıllar süren çalışmalarda boyunca etin görünüşünden kokusuna ve ısıyla temas ettiğinde çıkardığı ‘cız’ sesine kadar tüm duyumsal deneyimleri inceliyor. Bu deneyimin aynısını sağlayabilecek olan bitkisel malzemeleri ararken, hem insanlar hem de dünya için normal kıymadan daha iyi sonuçlar sağlayacak özellikte olmalarına da dikkat ediyorlar. Beş yıl süren araştırmalar sonucunda, aradıkları temel malzemeleri buluyor ve ilk ürünlerini sunuyorlar – Impossible Burger.

Adı Impossible Burger çünkü et tüketiminin doğaya ciddi boyutlarda zarar verdiği bir dünyada, hem bireysel hem de çevresel açılardan bu denli yararlı bir hamburgerin varlığı gerçekten de imkansız gibi duruyor. Oysa Impossible Burger her şeyiyle imkansızın başarıldığı, günümüzde Amerika’da 3000 noktada satışı gerçekleştirilen bir burger. Pat Brown adlı bir bilim adamı tarafından bulunan burgerin proteini buğday ve patatesten elde ediliyor. Bu proteinler bir araya geldiğinde normal bir hamburgeri çiğnediğinizde hissettiğiniz duyguyu yaratıyorlar. Sonrasında ise burgere tadını veren vitaminler, aminoasitler, hemoglobinin bir bileşeni olan “heme” ve şeker ekleniyor. Heme, yalnızca kandaki hemoglobin proteininde değil, bitkilerde de bulunuyor. Yani bitkiden üretilen bu yeni nesil hamburgerlere aynı et tadı ve aromasını veren kilit malzeme bu. Bir de bağlayıcılar var tabi; fermantasyon ile elde ettileri ksantan ve Asya’ya özgü bir bitki olan konjactüm malzemelerin bir arada kalmasını sağlıyor. Ve son olarak yağlar, hindistan cevizi yağı ile soya fasülyelerinden elde ediliyor.

Girişimin verilerine göre, aşağı yukarı 100 gramlık bir Impossible Burger yediğinizde, inekten elde edilen et ile yapılan bir hamburgere kıyasla 10 dakikalık bir duşta harcanan suyun önüne geçmiş oluyor ve arabanızla trafikte geçirdiğiniz 28 km’lik bir yolculuk sonunda çevreye salınan sera gazı miktarını önlüyorsunuz. 

FDA onaylı olduğu sitelerinde özellikle belirtilen Impossible Foods’un araştırmaları sonucu ortaya koyduğu daha genel veriler de var. Bunu verilere göre, Amerikalılar tükettikleri kıymanın yarısını Impossible Foods üretimi kıyma ile değiştirirlerse, atmosfere 45 milyon metrik ton daha az karbon salımı gerçekleşecek ki bu rakam 11 milyon aracın bir yıllığına trafiğe çıkmamasına eşdeğer, 90 milyon Amerikalının bir yıllık toplam su tüketimi olan 3.2 trilyon galon kadar su tasarrufu yapılacak ve 190.000 kilometre karelik alan yeniden doğal hayata kazandırılabilecek. Sizce de fazlasıyla önemli bir buluş değil mi?

Bunu yalnızca hamburgere getirilen bir alternatif olarak düşünmeyin, üretilen gıda temelde kıyma olduğundan kıymanın kullanıldığı tüm tariflerde yer alabilecek bir malzemeden bahsediyoruz. Böyle sürdürülebilir ve duyarlı alternatiflerin gün geçtikçe çoğalacağını ve hepimizin bilinçli tüketime olan farkındalığının artacağını umalım. Bugünden başlayarak beslenme alışkanlıklarımızda küçük değişiklikler yaparak daha az et tüketebileceğimizi, bunun yalnızca bizim elimizde olduğunu bir kez daha hatırlayalım. İyi ki varsın Impossible Foods!

Yazan: İrem Bali

Yorum yaz (all fields required)

Yorumlar editör onayının ardından yayınlanacaktır.