GEZEGENSEL BESLENME: EŞİT VE ZARAR VERMEDEN

16 ülkeden 37 araştırmacı bir araya geliyorlar ve akıllarında tek bir soru var: 2050 yılında 10 milyar olması beklenen dünya nüfusu hem eşit hem de gezegene zarar vermeyecek bir şekilde nasıl beslenebilir? Uzun zaman sürdürülen kapsamlı araştırmalar sonucunda ortaya bu koşulları sağlayabilen bir diyet çıkıyor: Gezegensel Sağlık Diyeti (Planetary Health Diet). Komisyonun adı The EAT-Lancet, araştırmanın yayınlandığı dergiyse The Lancet dergisi. Hazırsanız, başlıyoruz.

Günümüzün gıdaya erişim olanaklarını bir ipin iki ayrı ucu gibi düşünün. Her iki uç da, günbegün zıt yönlere doğru ilerliyor ve birbirinden giderek uzaklaşıyor. Bir uçta, halihazırda açlık çeken 800 milyon insan ve yetersiz beslenen 2 milyar insan var. Diğer uçtaysa, son 30 yılda 857 milyondan 2.1 milyara yükselen kilolu veya obez kişi sayısı. Yani bir uç yoksunluk, diğer uç aşırılık.

İpin uzamasındaki en etkili faktörlerden biriyse, endüstriyel tarım şüphesiz. İklim değişikliğini körükleyen, tarımsal süreçlerde kullanılan kimyasallarla doğaya zarar veren ve daha pek çok yönden çevre tahribatına sebep olan endüstriyel tarım, bu uzayışın başlıca sorumlularından biri. Gıda atıkları, kirlilik ve ormansızlaştırma; diğer itici faktörler arasında.

İşte böylesine yıkıcı bir tablo, EAT-Lancet Komisyonu’nun liderlerinden biri olan Walter Willett’in de söylediği gibi “beslenme konusunda dünya çapında bir değişikliğe” gidilmesini gerektiriyor. Üstelik dünya nüfusunun 2050 yılında 10 milyar olmasının öngörüldüğü düşünülürse, bu değişiklik sandığımızdan da elzem. Haberler güzel; komisyonun ortaya koyduğu Gezegensel Sağlık Diyeti, başta iklim değişikliklerinin önüne geçmek olmak üzere tüm bu dengeden yoksun sonuçları iyileştirmeyi mümkün kılıyor. Hep söylüyoruz, çözümler mevcut – önemli olan hep birlikte, el ele harekete geçmek.

 

Peki nasıl uygulanır Gezegensel Sağlık Diyeti? Öncelikle bu diyetin, yalnızca bitkisel bazlı besinler tüketmek demek olmadığını ve varsayılanın aksine kişiyi herhangi bir mahrumiyet yaşamak zorunda bırakmadığını söyleyelim. O kadar ki, doğaya yarar sağlamaktan en uzak olan gıda ürünleri arasında gösterebileceğimiz et ve süt ürünleri bile, bu beslenme şeklinde yasaklanmıyor; yalnızca tüketilme sıklıkları ve şekilleri değişiyor. Tabii yine de, günde ortalama 2500 kalori alımına izin veren bu diyetin hayvansal gıda tüketimini büyük oranda azaltmayı amaçladığı doğru. Diyetin önerdiği günlük besin alımı miktarlarını aşağıda listeledik. Hemen aşağısında da, gezegensel beslenmeye uygun öğün örneklerini inceleyebileceğiniz fotoğraflar göreceksiniz.

  • 232 gram tam tahıllı karbonhidrat (pirinç, yulaf vb.)
  • 50 gram nişastalı sebze,
  • 300 gram sebze,
  • 200 gram meyve,
  • 250 gram inek sütü veya eşdeğeri,
  • 14 gram kırmızı et (dana, koyun, domuz eti),
  • 29 gram kanatlı hayvan eti,
  • 13 gram yumurta,
  • 28 gram balık,
  • 75 gram baklagil,
  • 50 gram yağlı tohumlar,
  • 40 gram doymamış yağ,
  • 11.8 gram doymuş hayvansal yağlar,
  • 31 gram ilave şeker

 

Gezegensel Sağlık Diyeti, böylelikle 2050 yılına kadar küresel et ve şeker tüketiminde %50 oranında azalma; meyve, sebze, baklagil ve kuruyemiş tüketimindeyse %100’lük bir artış yaşanmasını hedefliyor. Bu noktada belirtmekte fayda var: Küresel çapta uygulanması önerilen bir beslenme düzeninin, akıllara kültürlerarası yemek yeme farklılıklarını getirmesi çok normal. Hepimizin içinde bulunduğu kültüre özgü olarak benimsediği çeşitli yemek yeme alışkanlıkları var; peki bu diyeti gerçekten de herkes uygulayabilir mi?

Cevap, evet. Covid-19 sürecini yavaş yavaş ve emin adımlarla normalleşerek geride bırakmaya hazırlandığımız bugünler, eminiz hepimize tüm farklılıklarımıza rağmen aynı gezegende nefes alan ve koca bir bütünün birer parçaları olan bireyler olduğumuzu defalarca kez hatırlattı, hatırlatmaya da devam edecek. Aynı farkındalığı, konu gıda döngüsü olduğunda da göstermemiz önemli – çünkü gıda, gezegenin sağlığını doğrudan etkileyen ana meseleler arasında yer alıyor.

Bu yüzden evet, elbette ki farklı tüketim alışkanlıklarına sahibiz ancak bu küresel krizde hepimiz birlikteyiz, bir arada olmalıyız. Yaşadığımız gezegene duyduğumuz saygıyı göstermek ve doğayı korumak için hepimiz et tüketimimizi azaltmalı, kendimize daha yeşil tabaklar hazırlamalıyız. En güzel tarafı, bunun büyük bir fedakarlık olması gerekmiyor – daha çok sebze, meyve, baklagil ve kuruyemiş tüketmeye odaklanan, üstelik esnek ve çeşitli yapısıyla farklı mutfaklara rahatlıkla adapte olabilen, sürdürülebilir bir beslenme şekli aynı zamanda çok eğlenceli, keyifli ve lezzetli olabilir!

Hadi gelin, bugün Gezegensel Sağlık Diyeti’nin önerdiği besin alımı miktarına uygun tabaklar planlayın kendiniz için. Bakalım nasıl bir deneyim olacak? Paylaşmak isteyenlerin yorumlarını aşağıya bekliyoruz!

Yazan: İrem Bali

 

Yorum yaz (tüm alanlar zorunludur)

Yorumlar editör onayının ardından yayınlanacaktır.

Turkish