ELEMENTLER GÜNLÜK HAYATLARIMIZIN NERESİNDE?

Doğanın ve yaşamın dengesinin en temel kaynağı elementlerden ilham alarak yarattığımız "Elementler" koleksiyonunu sizlerle buluşturmuş olmanın heyecanını yaşıyoruz. Bu koleksiyonun yaratım sürecinde elementlerin tarih boyunca nasıl yorumlandığını, ünlü filozofların elementleri ne şekillerde değerlendirdiğini çok merak ettik, bolca okuduk, öğrendik vegeçen haftaki yazımızda sizlerle paylaştık. Bu hafta ise, “Ateş, su, toprak ve hava günlük hayatlarımızın neresinde?” diye soruyoruz; hem kendimize, hem sizlere.

Öncelikle elementlerin karakter özelliklerimiz üzerinde belirleyici olduğu fikriyle başlayalım. Bu düşünceye göre her element, bir temel değere karşılık geliyor. Ateşin karşısında ahlak, suyun karşısında estetik ve ruh var; hava akıl ile, toprak elementi ise fiziksel olan her şey ile eşleşiyor. 

Elementlerin ikisi (hava ve ateş) eril, ikisi (su ve toprak) dişil enerjiler barındırıyor. Birbirlerinin varlıklarına ihtiyaç duyma sebepleri de bu. Çünkü bir düşünün, ateşin hava olmadan yanması mümkün mü? Veya toprak susuz kaldığında kurumaz mı? Dört element de adeta birbirlerini tamamlıyor ve hep söylediğimiz gibi, bir araya geldiklerinde doğanın ve yaşamın dengesini oluşturuyorlar. Şimdi gelin, elementleri kendilerine özgü özellikleriyle kısaca yakından tanıyalım.

Ateş elementi; yaratıcılık, çekicilik, bağımsızlık gibi sıfatlarla tanınıyor. Girişkenlik, önderlik ve liderliğin öne çıktığı bu elementle bağı olan kişilerin genellikle; kolay kızıp çabuk soğuyan, keskin zekalı ve hızlı aksiyon alan bir yapıya sahip olduğu kabul ediliyor. Su elementinin ise yakın temasta olduğu değerler duygusallık, duyarlılık ve sezgi. Su aynı zamanda en bilge element olarak tanınıyor. Hava elementi, ses ve düşünce dalgalarını taşıdığı için iletişim konularıyla özdeşleştiriliyor. Zihni, bilimselliği, mantığı, entelektüel beceriyi temsil ediyor ve akıl kanalıyla çalışan her şeyin odağında yer alıyor. Son olarak, toprak elementi fiziksellik kavramıyla bağdaştırılıyor. Düzen, güven, alışkanlık gibi kelimeler burada öne çıkıyor; duyulabilen, görülebilen, tutulabilen, tadının alınabildiği ve koklanabilen tüm nesneler toprak elementi ile bağ kuruyor.

Biraz da elementler ve çakralar ilişkisinden söz edelim. Bedenimizde 7 farklı enerji noktası bulunuyor ve biz bu noktalara ‘çakra’ diyoruz. Çakralar fiziksel işlevlerinin yanında, psikolojik ve mental eğilimlerimizin de belirleyicileri olarak biliniyor. Bu temel bilgileri önceden öğrenmiş olabilirsiniz, peki ya bedenimizin alt bölümünde yer alan 4 çakra için “dörtlü takım” dendiğini ve her birinin ateş, toprak, su, hava elementlerine bağlı olduğunu biliyor muydunuz?

1. çakra yani Kök Çakra (Mulahadra), toprak elementiyle eşleşiyor. Kuyruk sokumu kemiğinin sonunda yer alan bu çakra, diğer çakraların yaşamsal temelini oluşturuyor. En büyük özelliği ise; bizi fiziksel, somut, elle tutulabilir olan maddi dünyaya bağlaması. Başka bir deyişle Kök Çakra, temel ihtiyaçlarımızla ilgili olan konuları temsil ediyor.

Kök Çakra’yı Harekete Geçirmek İçin Mini Öneri: Güneşin doğuşunu ya da batışını seyredin, doğa yürüyüşleri yapın, çıplak ayak çimlere basın, yere köklendiğinizi hissedin. Topraklanmayı deneyimleyin.

2. çakra ise Sakral Çakra (Svadisthana). Elementi su ve pelvis ile göbek arasında, sırtın alt bölümünde yer alıyor. Sakral Çakra’yla birlikte temel ihtiyaçların ötesine geçerek başkalarıyla kurduğumuz ilişkilere odaklanıyoruz. Duyarlılık, esneklik gibi kavramlar burada sahneye giriyor. Hatırlarsanız, suyun eşleştiği değerler arasında duygusallık olduğunu söylemiştik, dolayısıyla bu çakranın odağında da duygusal denge yer alıyor. Burada duygusal olarak neşe, heves ve coşku halleri öne çıkıyor; beden, zihin ve ruh dengesi sağlanıyor.

Sakral Çakra’yı Harekete Geçirmek İçin Mini Öneri: Sakral Çakra’nın beraberinde getirdiği neşe ve coşku dolu ruh halleri ile bağlantılı olarak hulahop çevirin, eğlenceyi içinizde hissedin. Dolunay tarihlerini fırsat bilin ve ay ışığının suya yansımasını seyredin, bedeninizdeki akışkanlığa kulak verin.

Gelelim 3. Çakraya, yani Solar Phlexus’a (Manipuraka). Elementi ateş olan bu çakra, göbek deliği ile göğüs kafesi arasında yer alıyor. Bedenin enerji merkezi olarak bilinen Solar Phlexus, ateş elementinin aktif, canlı, girişken özellikleriyle örtüşüyor. Daha çok içe dönüşü temsil ediyor ve kişisel gücün fark edilmesi, ruhsal olarak büyüme ve gelişme gibi konuları kapsıyor.

Solar Phlexus’u Harekete Geçirmek İçin Mini Öneri: Güneş ışığının yansıdığı bir alanı hayal edin ve güneşin yaydığı ısıyı bedeninizde hissetmeyi deneyin. Dans edin, bedeninizdeki enerjiyi fark edin ve olduğu gibi dışarı yansıtın.

Ve son olarak, hava elementi ile bağdaştırılan Kalp Çakrası (Anahatha). Omurgada kalbin olduğu yere denk geliyor ve insanın kendisi başta olmak üzere, başkalarına da duyduğu koşulsuz sevgiyi simgeliyor. Kalp Çakrası alttaki üç çakrayla da bağlantı içerisinde olduğundan, tüm çakra sisteminin merkezi olarak kabul ediliyor.

Kalp Çakrası’nı Harekete Geçirmek İçin Mini Öneri: Kalp Çakrası’nın renklerinin yeşil ve pembe olarak bilinmesinden yola çıkarak; yeşil kırlarda yürüyüş yapın, zihninizde pembe çiçekler canlandırın, pembe bir gökyüzü imgeleyin.

Tüm çakraları harekete geçirmeye yarayan bir pratikten daha söz edelim: elemental yoga. “Asana” adı verilen yoga pozlarının bazılarının, dört element ile doğrudan bağlantılı olan çakralarınızın işleyiş şeklini iyileştirmeye yönelik olduğunu biliyor muydunuz?

Gelin, yazımızı sonlandırmadan önce her bir element ile bağlantılı olan yoga pozlarına birlikte bakalım. Toprak; stabiliteyi, kontrolü ve düzeni temsil ediyor demiştik. Bu bağlılığı Malasana (Garland Pose) ile hissetmek mümkün; pozun tekniği gereği iyice yere bastırdığınız ayak tabanlarınızla yere köklenmeyi deneyimleyebilirsiniz. Su elementi dendiğinde ise, sahneye yumuşaklık ve akışta olma hali giriyordu hatırlarsanız. Eka Pada Rajakapotasana adıyla da bilinen, One-Legged King Pigeon Pose, pelvis ile göbek arasında yer alan Sakral Çakra’yı aktivite etmek için önerilen bir poz.

Üst karın bölgesini çalıştıran yoga pozları, göbek deliği ile göğüs kafesi arasında yer alan Solar Phelux çakrasını aktive etme özelliği ile biliniyor. Bu pozlardan biri olan Navasana (Boat Pose), size vücudunuzdaki canlılığı ve enerjiyi hissettiriyor, dolayısıyla ateş elementi ile bağ kuruyor. Son olarak hava elementi, odağına mobiliteyi alıyor ve çabasızca hareket etmeyi sağlayan yoga pozlarını beraberinde getiriyor. Örneğin, Ustrasana (Camel Pose), Kalp Çakrası’nı aktive ederek genişleme, özgürleşme ve hafiflik içinde olma hallerini deneyimlemenize olanak sağlıyor.

Yazan: İrem Bali

Yorum yaz (tüm alanlar zorunludur)

Yorumlar editör onayının ardından yayınlanacaktır.