DÜNYAYA SADECE AYAK İZİNİ BIRAKMAK: DİCLE DOĞAN

Dünyayı gezmek, olabildiğince yer keşfetmek ve öğrenmek bir çoğumuzun hayali. Peki; hayallerimizi gerçekleştirmek için gerekli olan "o" adımı kaçımız atıyoruz?

#SuCoBlog’da bu hafta; hayallerinin peşinden giderek dünyayı yürüyerek dolaşmaya karar veren Dicle Doğan’ı, sürdürülebilir bir yaşam sürdüğü Büyükada’daki evinde ziyaretimizden sohbetimiz var.

Selam Dicle, önce bize biraz kendinden bahsederken misin?

Merhaba ben Dicle. 32 yaşındayım. Bağımsız koreograf ve performans sanatçısıyım. Büyükada'da yaşıyorum. 

Yürüyerek gezme fikri ilk olarak nasıl çıktı?

Hepimiz zaman zaman benim en yalın halim nedir diye kendimize sorarız. Özümüze yakınlaşmak için uğraşırız. Benim de 27 yaşında kendimi bilmediğim yollarla keşfetme arzum vardı. Ve yürüyerek seyahat ile tanıştım.

Peki neden "yürümek"?

Her gün yaptığımız bir eylemin geçtiğin yerlere bir daha dönmemek üzere yapılması insanı dönüştürüyor.  Sıradan, basit, uyumlanabilen, olduğu yerin şeklini alabilen biri oluyorsun. 

Yürüyerek seyahat etmek zor bir deneyim ben o zor yoldan geçmeyi seviyorum.

Şimdiye kadar nereleri yürüdün? Bundan sonrası için kafanda bir plan var mı?

8 ülke 3940 km yürüdüm toplamda: İtalya, Fransa, Norveç, İspanya, Yunanistan, Avusturya, Türkiye, Japonya.

Pandemi dolayısıyla planlarım askıya alınıyor, her verdiğim karar değişiyor ben de bu süreci izleyerek takip ediyorum. 

Bir sonraki planım İsrail'de çölde yürümek.

Yürüyerek gezmenin, doğayla bir olmanın sana kattıklarını bizimle paylaşmak ister misin?

Doğayı korumalıyız cümlesinden ziyade kendimiz için doğa ile uyumlu yaşamalıyız diye öğrendim bu süreçte. 

Doğa benim ve onunla bütünlüklü yaşamalıyım. Vahşi yaşamın parçası olmalıyım. Çünkü doğanın kaynaklarından her daim faydalandım bu süreçte. Eğer onunla uyumlu yaşamayı öğrenirsem tüketici değil ürettiğim kadar tüketmem gerektiğini görebilirim.

Tek başına yürüyerek gezmek dendiğinde eminiz ki herkesin aklında çok zor koşullar canlanıyor. Senin bu yolculukta yaşadığın zorluklar veya enteresan anılar ne oldu?

Doğada yaşamak her anlamda bir mücadele hali demek. Başınıza her an her şey gelebilir. O yüzden bilinçli olmak çok önemli. Her daim uyanık kalabilmek. Ağrılarını yaralarını onarabilmek, kendi kendini iyileştirebilmek.

İnsan kendinin dostu oluyor bu süreçte. 

Yürüyerek seyahat etme hayali olanlara nasıl tavsiyelerde bulunmak istersin?

Tavsiyeleri çok dinlememelerini yolda edindikleri tecrübelerin onların rehberi olacağını ve bu işin bilgiden ziyade deneyim işi olduğunu söyleyebilirim. 

Kendilerinin dostu olsunlar ve o ilk adımı her şeye rağmen atsınlar. 

 Her şeyin yanında; Büyükada’daki evinde köpeğin Chloe, kedin Tufi ve bitkilerin ile sürdürülebilir ve atıksız bir yaşam sürdüğünü biliyoruz. Bu konu ile ilgili neler yapıyorsun?

Evimden çöp çıkarmamam gerektiğini çok çok sonradan öğrendim. Ben de başlarda sadece doğaya zarar vermeyen, geri dönüştürülebilen ürünler vs alıyordum. Ama sonra geri dönüşümün çok masum olmadığını öğrendim ve almama üzerine ya da aldıklarımı değerlendirme üzerine minimal bir yaşam kurmayı hedefledim.

Doğada vahşi yaşamın her şeye bir katkısı var. Ben bunun kadar doğal yaşayamam belki ama motivasyonu bile çok güzel. O yüzden tek kullanımlık plastiklerden de öteye evime giren her ürünün dönüşebilmesini sağlamaya çalışıyorum. 

Artık ped kullanmıyorum, ömrü kısa olan plastik hiçbir şey almıyorum.

Atıksız ve sürdürülebilir yaşam tarzını hem evinde hem de seyahatlerinde ne şekilde uyguluyorsun?

Plastik poşet, pipet, karton kahve bardağı, Pet şişe, pedler, kişisel bakım malzemeleri, kıyafetler... 

Hepsinden uzak yaşamanın çok basit çözümleri var. Çantanıza bir adet termos koymak, metal bir pipeti yanınızda taşımak, cam ürünler kullanmak vs. Benim çantamda bulunan her şey doğada yok olup gidiyor ya da mutlaka başka bir ürüne dönüşebiliyor. 

Benimsediğin yaşam tarzı hakkında etrafından gelen tepkileri bizimle paylaşır mısın?

Verdiğim mücadele çok destekleniyor. Ama bunun çok emek istediğini söyleyip üşeniyorlar. Ben de onlara bunun mükemmel olma ve en iyisini yapma çabası olmadığını elimizden gelenin en iyisini yaparak ne fayda sağlayabileceğini aktarıyorum. 

Alışkanlıklar kolay değişmez ama küçücük bir adım çok şey değiştirir.


Bir performans sanatçısı olarak; yürümenin ve zaman geçtikçe doğa ile ilgili daha çok farkındalık yaşamanın sanatına nasıl katkısı oldu?

Sürdürülebilir bir üretimden yanayım. Sürecin öneminin daha da farkındayım. Kendimi yıpratan, beni hırslandıran şeylerden olabildiğince uzak durmaya çalışıyorum. Her yıl iş üretmeliyim gibi streslerim ve kaygılarım artık yok. İşsiz kaldığımda daha sakin durup süreci takip edebiliyorum. Alternatifler üretiyorum bazen sadece duruyorum. Durmak kıymetli bir şey ve insanoğlu durmayı unuttu. 

Özetle artık hırslarım yok yapmak istediklerim var. 

Senin gibi doğaya ve insana saygılı bir yaşam tarzını hedeflemiş kişilere ne söylemek istersin?

Daha çok anlatalım ve bu yaşam şeklinin  basit olduğunu her daim dile getirelim ve bir adım bir adımdır diyebilelim. Hata yapma payımızı her daim hatırlayalım hatırlatalım. 

Son olarak; hakkında daha fazlasını merak edenler, anlattıklarını dinlemek isteyenler seni nereden takip edebilir?

Beni instagram hesabım @hareketamiri takip edebilirler. 

Ben de sizlere doğa için gösterdiğiniz çaba adına çok teşekkür ederim. Bu konuda tüm hassasiyetle çalışan firmalardan birisiniz ve bu çok kıymetli. Umarım daha fazla firma bu uğurda çabalar.

Röportaj: Özgü İrikök

Yorum yaz (tüm alanlar zorunludur)

Yorumlar editör onayının ardından yayınlanacaktır.

Turkish