DÜNYA SU GÜNÜ:

İklim değişikliği, özellikle son yıllarda birçoğumuzun gündeminde kendine yer edinmiş bir konu. Peki ya, bilinçsizce kullanıldığında iklim değişikliğinin hem sebebi hem de sonucu haline gelen su üzerine ne kadar düşünüyoruz? Bu soru önemli, çünkü su ve iklim değişikliği birbirleriyle çift yönlü olarak doğrudan etkileşim içindeler. 22 Mart Dünya Su Günü’nün bu yıl dikkat çekmek istediği nokta da tam olarak bu. SuCo olarak biz de, geçtiğimiz yıl Dünya Su Günü’nün tarihine ve “Kimseyi Geride Bırakmamak” adlı 2019 temasınayakından baktıktan sonra bu yıl; Dünya Su Günü’nün 2020 temasını, yani su ve iklim değişikliği ilişkisini inceliyoruz.

WHO, UNICEF ve UN-Water’ın raporlarından aldığımız birtakım açıklayıcı istatistiklerle başlayalım. Günümüzde, üç kişiden biri yani 2.2 milyar insan, yaşamını temiz suya erişimi olmadan sürdürmeye çalışıyor. 20 yıl sonra, yani 2040 yılına geldiğimizdeyse, küresel enerji talebinin %25 oranında artacağı, su talebininse %50’den fazla olarak artış göstereceği düşünülüyor. Bu talebin en fazla imalat, elektrik üretimi ve evsel kullanım alanlarında gerçekleşmesi bekleniyor. Bir 10 yıl daha ileri gidelim, 2050 yılına gelindiğinde 5.7 milyar insanın, yılda en az bir ayı temiz suya erişim kısıtlılığı içinde geçireceği öngörülüyor. Tabii, tahmin edersiniz ki bu durumun su kaynaklarına erişim konusunda ciddi boyutta bir rekabeti beraberinde getirmesi de kaçınılmaz.

Dünya Su Günü’nün bu yılki odak noktası da, yukarıda bahsettiğimiz istatistiklerin birbiriyle olan ilişkisiyle ilgili – yani su ve iklim değişikliği meselesi. Temiz suya erişimin gün geçtikçe zorlaşması, küresel boyutta ne gibi problemleri beraberinde getirebilir? Giderek artan enerji ve su talebinin, iklim değişikliğine yansımaları neler olabilir? Ve tam tersi, iklim değişikliğinin yol açtığı su bazlı sorunlar nelerdir?

 

Su kaynaklarının yetersizliği, su kirliliği, temiz suya erişim, suyla ilgili doğa olayları, okyanusların asit seviyesinin artışı derken; küresel iklim değişiklikleri sebebiyle ortaya çıkan birçok olumsuz sonucun su meseleleriyle doğrudan ilişkili olduğu ortada. Görünmeyen tarafta neler mi oluyor?

Su döngülerinde bozulmalar meydana geliyor, bu bozulmalar yağışların uğradığı şiddet ve sıklık açısından ciddi kaymaları beraberinde getiriyor. Örneğin, yaklaşık 80 yıl sonra, giderek artan sıcaklıklar sebebiyle kar yağışlarının daha çok yağmur şeklinde düşmesi bekleniyor. Bu da karın çok daha hızlı bir şekilde erimesi demek. Dolayısıyla, böyle bir durumda kentsel ve tarımsal su ihtiyaçlarının artması, temiz suya kısıtlı erişim gibi sorunların baş göstermesi de kaçınılmaz.

Tabii, bu konunun bir de nüfus artışı boyutu var. Nüfus arttıkça, suya olan talep de artıyor. Artan talebin karşısındaysa biz, suyu bilinçli kullanmamakta diretiyor, elimizde var olan kaynakların bile hızla tükenmesine sebep oluyoruz. Hem azalmasına neden olduğumuz hem de kirlettiğimiz doğal kaynakları gittikçe daha fazla tüketiyoruz, bundan en fazla etkilenenler ise doğal işleyişlerine müdahale ettiğimiz ekosistemler oluyor.

Devam edelim... Seller ve kuraklıklar gibi aşırı hava olayları artıyor, buzullar azalıyor, okyanus akıntıları değişiyor, deniz sularında pH dengesizlikleri gözleniyor. Gezegen ısındığından atmosferde tutulan nem artıyor, bu da suyun kalitesini değiştiriyor, su kirliliği günden güne fazlalaşıyor. Ve tabii ki tüm bunlar; enerjiden sağlığa, tarımdan ulaşıma birçok alanda olumsuz etkiler bırakıyor ardında.

Evet, bugüne kadar çizdiğimiz tablonun bir kısmı aşağı yukarı bu şekilde. Ancak söyleyeceklerimiz bu kadarla sınırlı değil. Çünkü bize sorarsanız; bu yazımız da, yarınımız da asıl şimdi başlıyor: bu tabloyu değiştirmeye var mısınız? Bu yıl Dünya Su Günü’nün ortaya koyduğu üç ana fikir de son derece çözüm odaklı ve bizce bu çok umut verici. Gelin, birlikte inceleyelim.

 

Kampanyanın ilk mesajı, hareket etmek için en doğru zamanın ‘şu an’ olduğunu ve iklim politikalarının bu fikri baz alarak bir an önce belirli değişikliklere gitmesi gerektiğini söylüyor. Her ülkenin hızlıca su yönetim sistemlerini geliştirmesi; ekosistemin genel sağlığına sayısız fayda sağlayacağı gibi, suyla ilgili hastalıkları azaltmada büyük rol oynayacağı için çok kritik.

İkinci mesaj, doğru su tüketimi ve yönetiminin iklim değişikliğinin önüne geçmekte etkili olabileceğini söylüyor; suyla ilgili sürdürülebilir, ekonomik ve ölçeklendirilebilir çözüm yollarının var olduğunu vurguluyor. Örneğin; sulak alanlar atmosferdeki karbondioksidi emme özelliğine sahipler, bitki örtüleri taşkınların ve erozyonun önüne geçecek etkideler, yağmur suları kurak dönemlerde kullanılmak üzere depolanabilir, atık sular yeniden kullanılabilir, iklimle uyumlu tarıma geçiş mümkün. Tüm bu potansiyellerin her ülkede en doğru şekilde uygulandığını düşünün. Şimdi bir daha soruyoruz, sizce de fark yaratmak bizlerin elinde değil mi?

Dünya Su Günü’nün bu yılki kampanyasının son mesajı, ancak birlik olursak bir değişim yaratabileceğimiz fikriyle ilgili. Hepimizin katkısı gerçekten çok değerli. Kendi sorumluluklarımızın önce farkına varmamız, sonra da bu sorumluluklar doğrultusunda harekete geçmemiz şart. Bu noktada, aslında günlük hayatlarımızda ve alışkanlıklarımızda çok küçük değişiklikler yaparak bile büyük etkiler yaratabileceğimizin altını çizelim. Nedir bunlar derseniz, listenin başında suyu israf etmemek geliyor.

Günümüzde atık suların %80’inin arıtılmadığını düşünürsek; gün içinde aldığınız duşları beş dakikaya indirmeyi denemek iyi bir seçenek olabilir. Bitkisel gıda tüketiminizi artırarak sera gazı salınımlarını azaltmakta rol oynayabilir, artan gıda ürünlerinizi farklı şekillerde değerlendirmenin yollarını araştırarak gıda atıklarının çoğalmasının önüne geçebilirsiniz. Kullanmadığınız zamanlarda teknolojik aletlerinizin kapalı olduğundan emin olabilir, alışveriş yaparken daha bilinçli tüketim davranışları sergilemeyi seçebilirsiniz –yalnızca bir jean için 10.000 litre su kullanıldığını düşünürsek, bu konu çok önemli.

Unutmayın, her saniye hem kendi geleceğimiz hem de gelecek nesillerin süreceği yaşam için bir seçim yapıyoruz. Sorun kendinize, siz bugün neyi seçiyor ve bunun için hayatınızda neyi değiştirmeyi göze alıyorsunuz?

Dünya Su Günü ile ilgili daha fazla bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Yazan: İrem Bali

Yorum yaz (tüm alanlar zorunludur)

Yorumlar editör onayının ardından yayınlanacaktır.