REFETTORIO: GIDA ATIKLARINDAN GURME YEMEKLER

Bu hafta, #SuCoBlog’da sizleri 2015 Milano Expo’ya götürüyoruz. Burada ise bizleri Chef Table dizisinden de tanıdığımız Şef Massimo Bottura karşılıyor. Kendisinin, dünyanın farklı yerlerinden aynı amaç için bir araya gelen başarılı şeflerden ve gönüllülerden oluşan ekibiyle, yardıma muhtaçlar için gıda atıklarından gurme yemekler yapan bir aşevi olan Refettorio’yu açma yolculuğuna tanıklık etmeye hazır mısınız?

Her gün 1.3 ton gıdanın israf edildiği günümüzde, bu konuyla ilgili bir değişim yaratmak için yola çıkanlar arasında Refettorio da var. Refettorio, Şef Massimo Bottura’nın 2015 Expo’dan kalan atık yemeklerle gurme lezzetler yarattığı ve yardıma muhtaçları özenle ağırladığı bir aşevi. Milano’nun Greco kentinde yer alan bir kilisenin bodrumunda, “Food For Soul” başlığı altında başlayan proje, zamanla Paris’ten San Fransisco’ya yayıldı, bu duyarlı projenin daha da tanınmasını ve desteklenmesini umuyoruz.

“Önceki günden kalan bayat ekmek birçok insan için altın değerinde olabilir” diyerek yola çıkan ekip, Expo çadırlarından gelen bayat ekmeklerle harikalar yaratıyor. Yalnızca bayat ekmekler değil; tropik meyveler, kalan etler ve süt gibi daha pek çok gıda atığından lezzetli öğünler hazırlıyorlar. Örneğin, ekmek, soğan, su, zerdeçal ve biraz rezene, onların ellerinde, hiç tahmin edemeyeceğimiz güzellikte tabaklara dönüşüyor. Tabii, bu noktada akıllarda hijyen ve sağlık ile ilgili sorular belirebilir. Bu konu, onlar için fazlasıyla önemli. Refettorio’da tüm öğünler, hem gıda israfına mümkün olduğunca karşı durarak, hem de sağlık ile ilgili tüm noktaları göz önünde bulundurarak hazırlanıyor. Örneğin, söz konusu süt ise, son kullanma tarihi mutlaka kontrol ediliyor, tarihin geçmesine bir gün kaldıysa, o süt ile dondurma yapılıp buzluğa atılıyor. 

Odak noktasına yardıma muhtaçların kendilerini evinde hissetmesini sağlama amacını yerleştiren projenin anlatıldığı belgeselde, üzerinde durulan bir konu da gıda israfının sanılanın aksine daha çok yardıma muhtaç olanları etkilediği. Bir düşünün, belli bir sosyoekonomik statüde olanların çoğu, değişen koşullara karşın istedikleri gıdalara ulaşıp beslenme düzenlerini korumaya devam edebiliyor. Ancak, yardıma muhtaçlar için aynı durum söz konusu değil. Zaten kıtı kıtına bir düzene sahip olan bu kişiler, durum değişikliklerine uyum sağlayamanın sonuçlarını yaşıyorlar.

Refettorio’nun bir özelliği de, “hayır işi” düşüncesiyle yaratılmamış olması. Projenin esas amacı, Milano’da yapılan 2015 Expo fuarının da teması olan “Gezegeni besleme ve israfa karşı mücadele etme” çağrısına kulak vererek, bu konuda bir değişim yaratmak için kolları sıvamak. Bu duyarlı bakış açısı, tabii ki restoranda ağırladıkları kişiler tarafından da hissediliyor. Refettorio’da yemek yiyenler, buranın alıştıklarının aksine bir yardım örgütü değil, gerçekten de şık bir restoran hissi verdiğini söylüyor.

“Büyükanne ve büyükbabalarımızın zihniyetine dönmeliyiz, ekmek kırıntılarını bile yeniden kullanmalıyız.” diyen Bottura ve ekibi, Refettorio projesiyle bugüne kadar 45 ton gıdayı geri dönüştürdü, 150.000 misafir ağırladı ve 450.000 tabak hazırladı. Gıdaları geri dönüştürerek harika tabaklar yaratan, böylece de yardıma muhtaç insanları her gün bir masanın etrafında toplamayı başaran Refettorio gibi ilham verici sosyal sorumluluk projelerinin çoğalmasını diliyoruz. Mevcut olanı kullanarak yaratıcı düşünmek ise aslında her birimizin günlük hayatında rahatlıkla yapabileceği bir şey; önemli olan biraz yaratıcılık ve en önemlisi istek!

 

Yazan: İrem Bali

Yorum yaz (all fields required)

Yorumlar editör onayının ardından yayınlanacaktır.