LESS: SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ÜZERİNE KEYİFLİ BİR SOHBET

İki mimar arkadaş... “Günlük hayatımızı nasıl daha az atıkla yaşarız sorusundan yola çıkıyorlar”, her farkındalık bir sonraki girişimi doğuruyor ve plastik içerikli, tek kullanımlık ürünlerden olabildiğince uzaklaşarak yerine ekonomik ve ekolojik olarak sürdürülebilir alternatifler önermeyi hedefleyen markaları Less: Sürdürülebilir Yaşam Gereçleri doğuyor. “Bir kere kullanıp attığımız plastiklerin gezegende nelere sebep olduğunu düşünmek zorunda olduğumuza inanıyoruz” diyorlar. Dileriz, bizlere oldukları gibi size de ilham olurlar! Gelin, onlarla gerçekleştirdiğimiz keyifli sohbete yakından bakalım.

Merhaba! Öncelikle bize ayırdığınız değerli zamanınız için teşekkür ederiz. İsterseniz başlayalım... Sizleri daha yakından tanıyabilir miyiz? Doğaya duyarlı girişiminiz Less’i sizden detaylıca dinlemek için çok heyecanlıyız. Ancak öncesinde, bireysel olarak tek kullanımlık plastikler ve atık konusundaki düşüncelerinizi merak ediyoruz. Bu konular ile ilgili yaşadığınız o ilk farkındalık anı neydi, nasıl gerçekleşti?

Atık konusu bugün Dünya için en büyük sorunlardan biri. Özellikle plastik atığının geri dönüşümü zannedildiğinin epey altında.Geri dönüştürülen plastik oranı %5i geçmiyor.Bunu öğrendiğimizden beri atıkları geri dönüştürmekten önce atık çıkarmamaya odaklanmak gerektiği üzerinde düşünüyoruz.

O ilk anı çok iyi hatırlıyoruz.Trash is for Tossers’ınyazarı Lauren Singer’ın nasıl bir yılda yalnızca 1 kavanoz kadar çöp çıkardığını anlattığı videosunu izledikten sonra başladı her şey. ‘Birey olarak bu kadar büyük bir sorunla nasıl başa çakabilirim ki’yi bırakıp ‘evet elimden geleni yapmalıyım’ dediğimiz andı.

Peki, iki mimar arkadaş olarak nasıl bir araya gelmeniz nasıl oldu, biraz da Less’i yaratma hikayenizden söz edelim.

Biz üniversiteden sınıf arkadaşıyız. Okul bittikten sonra farklı şehirlerde yaşamaya başladık. Çevre sorunlarını çözmeye yönelik mimari üretimler araştırırken bir yandan da “Günlük hayatımızı nasıl daha az atıkla yaşarız?” sorusunun peşindeydik. Farkındalığımız ve algımız bu yöne kayınca kendi mimarlık kariyerlerimizi de bu doğrultuda şekillendirdik. Her farkındalık bir sonraki girişimi doğurdu. Birbirimizden habersiz birimiz atıksız mimarlık üzerine tez yazarken diğerimiz ekolojik çiftlik kuruyordu. O sıralarda birbirimizden haberimiz yoktu. Sonra twitter üzerindeki paylaşımlarımız bizi tekrar bir araya getirdi. Ayrı şehirlerde olmamıza rağmen yaklaşık 1 sene boyunca whatsapptan uzun uzun konuşarak less’in felsefesini oluşturduk diyebiliriz. İletişimimizi arttırıp beraber bir şeyler yapmaya karar verdiğimizde mimarlığa paralel ama daha küçük ölçekte, bireylerin günlük yaşantılarında farkındalık uyandırmaya yönelik üretimler yapmaya karar verdik. Bu sırada birbirimizle deneyimlerimizi paylaştık eksik gördüğümüz bulmakta zorluk çektiğimiz ürünleri üretmeye başladık. Hem ürünlerin hem de fikrin çevremiz tarafından ilgi görmeye başlamasıyla daha çok insanı etkileyebilmek için sosyal medya hesapları açarak paylaşımlar yapmaya başladık. Tam da bu noktada less kendini yaratmış oldu.

Less’in doğaya ve evrene olan saygılı duruşunu, hakkında hiçbir şey bilmiyor olsak da, daha isminden bile anlayabiliyoruz. Amacınızı ve felsefenizi bir de sizden dinleyebilir miyiz?

Aslında derdimiz çok basit; plastik içerikli, tek kullanımlık ürünlerden olabildiğince uzaklaşarak yerine ekonomik ve ekolojik olarak sürdürülebilir alternatifler önermek. Üretim, paketleme, kargo yolculuğu, kullanım ve ömrünün sonuna kadarki tüm aşamalarında doğaya saygılı olması taviz veremeyeceğimiz ilkelerden. Bir kere kullanıp attığımız plastiklerin gezegende nelere sebep olduğunu düşünmek zorunda olduğumuza inanıyoruz. "Sıfır"ın modern hayat koşullarında mümkün olmadığının farkındayız. Plastikler hayatımıza girdi ve uzun bir süre daha var olmaya devam edecekler. İşte bu yüzden ‘daha az’ diyoruz. Kirlettiğimiz dünyayı yeniden yeşertmek içinse her siparişte müşteri adına 1 fidan bağışlıyoruz.

Biraz da bu amaç doğrultusunda tüketiciye sunduğunuz ürünlerden ve bu ürünlerin özelliklerinden bahsedelim. Yaşamını mümkün olduğunca atıksız bir şekilde yeniden düzenlemek isteyenler, Less’te neler bulabilirler?

Birçoğumuz streç film ve buzdolabı poşetini ihtiyaç dışında çılgınca tükettiğimizin farkında bile değiliz. Özellikle yiyeceklerimizle birebir temas eden malzemeler konusunda daha seçici davranmalıyız.Poşette tuttuğumuz ekmek, streç filme sardığımız yarım kalmış limon, peynir, tazecik yeşilliklerlerin hepsi petrol türevi bir maddeyle birebir temasta. Bunları düşünmeye başladığınızda wrapler streç filme; lunchbagler ise buzdolabı poşetine sağlıklı birer alternatif olarak karşınıza çıkıyor. Balmumlu ürünler GOTS sertifikalı %100 pamuklu kumaşlar üzerine balmumu çam reçinesi ve hindistan cevizi yağı emdirilerek hiçbir kimyasal işlemden geçmeden hazırlanıyorlar. Hindistan cevizi yağı anti bakteriyel özellik katarken balmumu ve çam reçinesi ise yiyeceklerin havayla temasını keserek daha uzun süre taze kalabilmesini sağlıyor. Burada plastiksiz olmaktan öte israfı önlemek de önemli. Gıdaları daha uzun süre taze tutarak çöp olmalarını engellemiş oluyoruz.

Ürünleriniz arasında, günlük hayatımızda kullandıklarımıza sürdürülebilir bir alternatif getirmelerine alışkın olduğumuz kese, file, alışveriş çantası dışında tütsü, palo santo ve sabun cevizi de görüyoruz. Özellikle bu ürünlerden bahsetmemiz gerekirse, neler söyleyebilirsiniz?

Sabun cevizi sularımızı kimyasal içerikli deterjanlardan arındırmanın, anti alerjik temizliğin doğal ve ekonomik alternatifi. Sunduğumuz ürünlerin her aşamasında doğaya iyi niyetli yaklaşmasına özen gösterirken bu ürünlerin temizliği sırasında da aynı yaklaşımı korumak istedik. İnsanlar kese içinde 5 cevizin köpürerek lekeleri çıkarabileceğine kolay kolay ikna olmasalar da sabun cevizleri anlatmayı en sevdiğimiz ürünlerden. Yaklaşık 2 senedir hayatımızda olan bu ürüne ilk başta herkes gibi tedirgin yaklaştık ancak zehirsiz olmanın yanında plastik kullanımını da sıfırlıyor olması bizi kazanması için fazlasıyla yeterliydi. Tütsü, palo santo ve sandal ağacı da yıllardır evlerimizi kötü kokulardan arındırmak için kullandığımız yöntemler. İçerisinde ne olduğunu bilmediğimiz oda parfümleri ve deterjanları kullanmak yerine doğal yöntemleri tercih ederek her seferinde bir plastik ambalaj kullanmamış olmak insana kendini kahraman gibi hissettiriyor.

Sürdürülebilir bir yaşam düzeni kurmak isteyen ve buna yeni başlayacak olanlara ne gibi tavsiyeler verebilirsiniz? Nereden başlamalı, nasıl ilerlemeliler sizce?

Bizce bunun sıralı bir cevabı yok. Herkesin kendi koşuşturmacası içerisinde neyi en kolay deneyebileceğini keşfetmesi gerek. Hepimiz farklı şehirlerde farklı rutinlerde yaşıyoruz. Benim için kolay olan bir başkası için işkenceye dönüşebiliyor.Kendi düzenimiz içinde hangi alanda değişime açık olduğumuzu, neden değiştirmemiz gerektiği, nasıl azaltabileceğimizi aramamız gerek.Alışkanlıkları okuyarak edinemeyiz, bunun için farkında olmak gerekir. Dünya üzerinde yalnız değiliz bizden önce birileri vardı, bizden sonra da olacak. Tavsiye edeceğimiz tek şey bireysel tüketimin ve çıkardığımız atık miktarının farkında olmak.

Okuyucularımıza önermek istediğiniz, sürdürülebilirlik ve atık konularında sizleri etkileyen kitap, film veya belgeseller var mı?

Plastik kullanımımızla ilgili farkındalığımızın artmasını sağlayan bizi etkileyen kitap ve belgesellerden bahsetmeyi çok isteriz. Öncelikle çoğumuzun okuduğu Küçük Prens’ten başlayalım. Küçük Prens şöyle der "Bir gezegen görmüştüm, kırmızı suratlı biri yaşıyordu orda. Bir kerecik olsun çiçek koklamamış, hiç yıldız görmemiş, sayıları toplamaktan başka bir şey yapmamış hayatında. Yine de bütün gün senin gibi önemli bir adamım ben, ciddi bir adamım der dururdu, gururundan yanına varılmazdı. Ama adam değil, mantarın tekiydi." Diğer canlıların yaşam hakkını savunurken, yaşadığı gezegenin sorumluluğunu üstlenen Küçük Prens’ten öğrenilecek çok şey var.

Sinek Sekiz - Sıfır Atık, Ekofeminizm, İnadına Canlı; Sıfır atık için 101 yol - Kathryn Kellogg; Son Buzul Erimeden - Levent Kurnaz; Fuck Plasticgibi birkaç kitap kolay okunur ve konuya ilişkin hızlı fikirler verebilir. Netflix üzerinden Plastic Ocean, Cowspiracy, Chasing Ice, Gezegenimiz gibi belgeselleri izleyerek konu hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.

Son olarak, Less’in ilerisi için ne gibi hedefleri var, sizden yeni projeler duyacak mıyız?

Şu anda less’in tüm ürünleri bizim deneyimleyip aşkla kullandığımız ürünler. Takipçilerimizden gelen önerilerle birlikte her gün kendimizi geliştirmek ve less ailesini büyütmek, daha fazla alternatifi en kolay şekilde tüketicilerle buluşturmak asıl hedefimiz. Özellikle balmumlu ürünleri vegan alternatifleriyle değiştirerek her tüketici için ulaşılabilir olmasından yanayız. Ancak yerel üretim koşullarında henüz şartlar olgunlaşmadığı için bu adımı atamıyoruz. Bunun dışında markaların paketleme ve sunum içeriklerini iyileştirmek adına danışmanlık hizmeti vererek bilincin kitlesel boyutlara ulaşabilmesi için çabalıyoruz.

Çok teşekkür ederiz!

Röportaj: İrem Bali

Yorum yaz (all fields required)

Yorumlar editör onayının ardından yayınlanacaktır.