100% İSTANBUL: ATIKLARI İLERİ DÖNÜŞTÜREN GİRİŞİM

Sizleri birbirinden yaratıcı; sırt çantaları, clutch’lar ve laptop kılıfları gibi tasarım ürünleriyle fark yaratan, İstanbul’un çevre ve atık konusundaki bilincini arttırmayı hedefleyen 100% İstanbul ile tanıştıralım. Bu duyarlı girişim tüm ürünlerini, şehirdeki reklam afişlerinden kullanılmış gıda çuvallarına ve su geçirmez kağıtlara, tamamen ileri dönüştürerek ve yeniden kullanıma kazandırarak tasarlıyor. Özgün tasarımlarını Tomtom Mahallesi’ndeki mağazalarında bulabileceğiniz 100% İstanbul’u ve ileri dönüşüm konseptini, başarılı girişimin kurucusu İpek Sabuncu’dan dinledik. İyi okumalar!

Öncelikle sizi ve girişiminizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz? 100% İstanbul’un ortaya çıkış hikayesini merak ediyoruz.

Ben İpek Sabuncu, 100% İstanbul’u kurana kadar sırasıyla etkinlik yönetimi, kongre turizmi, medya ve marketing alanlarında farklı pozisyonlarda görev yaptım.100% İstanbul, 2011 yılında güncel sanatla yakın ilişkide olan bir tasarım markası olarak yola çıktı. Aynı yıl ilk defa İstanbul Bienali’nde tüketiciyle buluştu. Dört yıl boyunca yalnıza müze mağazalarında satıldı. Mağazamızı 2014 yılının Aralık ayında Tophane’de şu anda bulunduğumuz yerin yaklaşık beş yüz metre aşağısında açtık. İlk günden tasarımlarımızda farklı alternatif malzemelerden yararlandık. 2014’ten itibaren aşamalı olarak ileri dönüştürdüğümüz malzemelerle çalışmaya başladık.

İleri dönüşümün ne olduğunu bilmeyenler için, bu güzel konsepti bir de sizden dinleyebilir miyiz? İleri dönüşüm nedir, geri dönüşümden farkı nedir?

İleri dönüşüm, atık malzemeyi yeniden değerlendirirken ilk kullanımında olduğundan daha değerli bir ürün haline getirilmesi anlamına geliyor. Örneğin 100% İstanbul, bir mercimek çuvalını ya da en fazla 1-2 ay bir binanın cephesinde asılı kalan bir billboard’u çantaya ya da valize dönüştürerek hem kullanım amacı, hem de kullanım süresi açısından o malzemeye daha önceki hayatında olmadığı kadar bir değer katıyor.

100% İstanbul, odağına ileri dönüşümü yerleştirerek çevre bilincinin tüketim tarafını sahiplenen bir girişim. Bize biraz Tomtom Mahallesi’ndeki mağazanıza gelen müşteri profilinden bahsedebilir misiniz?

İlk açıldığı günden bugüne mağazamızın müdavimleri arasında ilk sırayı turistler alıyor. İçlerinde İstanbul’u düzenli ziyaret edenler var ve her geldiklerinde mutlaka bize uğruyorlar. Gelemedikleri zaman da kendi ülkelerinden sipariş veriyorlar ve Türkiye’ye gelen arkadaşlarına tavsiye ediyorlar. Buradaki müdavimlerimizin büyük bir bölümü de İstanbul’da yaşayan yabancılar. Yerli müşterilerimizin profilini de çevre bilinci olan, özgün tasarımı tercih edenler oluşturuyor.

Peki bu ürünleri yaratırken ne gibi malzemelerden yararlanıyorsunuz, süreç nasıl ilerliyor?

Tasarımlarımızda işlevini tamamlamış dış mekan reklam afişlerini, kullanılmış gıda çuvallarını ve geri dönüştürülmüş tekstil atıklarından üretilmiş özel bir kağıdı kullanıyoruz. Kağıdı yurtdışından, çuvalı ikinci el çuval satıcılarından satın alıyoruz. Afişlere ulaşmamız pek kolay olmuyor. İstanbul’un hemen hemen her yerinde etkinlikler düzenleniyor. Bu etkinlikleri tanıtan afiş ve billboard’lar tüm şehri kuşatıyor ama bunları toplamak ciddi bir emek istiyor. Öncelikle dedektif titizliğinde araştırarak kimin yetkili olduğun öğrenip temasa geçmemiz gerekiyor. Yetki, bazen organizasyonu düzenleyen firmada, bazen sponsorda, bazen de baskıyı yapan firmada olabiliyor.

İşlevini tamamladıktan sonra çoğunlukla çöpe atılan bu malzemeleri toplayıp değerlendirmek istediğimizi söylediğimizde ise çöpler birden kıymete biniyor. Bu etabı başarıyla atlatabilirsek malzemenin kalitesi ve hangi kondisyonda teslim aldığımız o malzemeyi kullanıp kullanamayacağımızı ya da ne kadarını kullanabileceğimizi belirliyor. Daha sonra malzeme temizleniyor, kesimi yapılıyor. Malzemelerin hepsi elde dikiliyor. En zor ama en keyifli olanı kesim süreci. Rengarenk afişlerin üzerinde birbirinden değişik baskılar oluyor. Bunları önce bizim, sonra da tüketicinin beğeneceği modellere minimum fireyle dönüştürmemiz gerekiyor.

İlerleyen zamanlar için yeni planlarınız var mı?

Şu anda yalnızca farklı gereksinimlere yanıt veren çantalarımız var. Sırt çantaları, clutch’lar, alışveriş çantaları, weekender’lar, laptop kılıfları, çeşitli boy ve modellerde organiser’lar vb. Ürün çeşitliliğini artırmak istiyoruz. Kullandığımız malzemelere yeni malzemeler eklemeyi düşünüyoruz. Ama her materyal birbirinden farklı olduğundan hangi modellere uygulayabileceğimizi öğrenmek için uzun bir Ar-Ge sürecinden geçmesi gerekiyor. 100% İstanbul’u daha yaygınlaştırmak ve mağazamızın dışında farklı noktalarda satışa sunmayı düşünüyoruz. Özellikle billboard’lardan yapılan tasarımlarda her desenden tek ürün olduğu için henüz online satışa geçemedik, bu yıl online satışa da başlamayı hedefliyoruz.

İleri dönüşümün belki de en önemli noktası fikir bulmak yani neyi neye dönüştüreceğine karar vermek. İleri dönüşümü bir yaşam tarzı olarak benimsemek ve evinde kullanmadığı malzemeleri değerlerlendirerek onu hayatının bir parçası haline getirmek isteyenlere neler önerirsiniz?

İnanmak ve cesaret. Bir adım atsınlar, denemekten, hata yapmaktan korkmasınlar ve hatalarından ders çıkarsınlar.

Son olarak, sizce Türkiye’deki çevre bilinci ne düzeyde, insanlar sürdürülebilirlik ve atık gibi konularda ne seviyede bir farkındalığa ulaşmış durumdalar?

Daha yolun çok başındayız. Çok sınırlı bir grup gerçekten bilinçli ve çocuklarına güzel bir gelecek bırakmak için çabalıyor. Bir kısmı çevrecilik moda olduğu için ilgileniyormuş gibi yapıyor ama bu da bir şeydir. Bugün böyle başlayanların bir kısmı bile bilinçlense yarın için önemli bir kazanım olur diye düşünüyorum.

Instagram: @100de100istanbul

Röportaj: İrem Bali

 

Yorum yaz (all fields required)

Yorumlar editör onayının ardından yayınlanacaktır.